Leyla’ya umut olunmuş..

Kahramanmaraş’ta bir buçuk aylıkken başına örtülü eşarbın yanması sonrası yüz ve kafa derisi yanan Leyla Demirci’ye, sosyal medyada başlatılan ‘LeylayaUmutOl’ kampanyasının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan müjde gelmiş.

Bakan Koca, sosyal medya platformu Twitter aracılığı ile yaptığı paylaşımda, “Yüz nakli bekleyen Leyla kızımızın tedavi süreci Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yürütülmekte, nakil için donör beklenmektedir. Bu süreçte ihtiyaç duyduğu destek Bakanlığımızca sağlanacaktır. Kızımızın durumunu yakından izliyor, kendisine iyilik ve şifa diliyorum.” diye duyurmuş.

Fesleğenler de sinekleri kovamıyor artık..

 

Doğru ve yanlışın ayrımını artık vicdanların değil, kârların ve kazançların belirlediği bir dünyanın çocuklarıyız biz.

​Dünya ve yeryüzünün artık bambaşka şeyler olduğu, fakat herkesin yeryüzünde yaşadığı farklı dünyalarında yalnızca öğrenmenin ve öğrenebilmenin hevesindeki çocuklarız biz.

​İçimizdeki çocuk bizimle büyürken, bu gerçeği kabullenemeyenler de istemeyerek de olsa giderek çocuklaşırken, “Çocuk aslında neydi?” sorusuna cevap arayan çocuklarız biz.

​Savaşlarımız, barışlarımızdan kıymetliydi. Çoğu barış ise sahteydi. Barış diyen her dilin yaptığı, kendine benzemeyeni kışkışlamaktı. Umut hep yalan yere aranıyordu. Gerçek ise yapayalnızdı ve o gerçek insanı arıyordu. İşte o gerçekle tanışan talihlileriz biz.

​Sahi bu arada, “insan” neydi?

​Dünya’ya atılmış olan mı?

​Yoksa belli amaçlar için gönderilmiş olan mı?

​İşte bu noktada “Gönderilmiştir” diyenlerin, mükafatını verecek olanın kim olduğunu, kendi adının ne olduğunu bilenler kadar emin kullarız biz.

​Ve son olarak;

​Bizler her daim “Biz kimiz?” sorusunu soranlarız.

​”Biz kimiz?” sorusunu kırmızı çizgisi ilan edenleriz.

​Merhaba, Osman Erim.