Kuş Konmasına / Nilgün Marmara

Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum; dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendime bir yer edinemiyorum, kendime bir yer… Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım; ölü ben’im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık, kendi kendine nasıl da eğlenir. Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına, niye izin vermiyorum yoluna kuş konmasına, niye kimseler izin vermez yollarına kuş konmasına?

-​Nilgün Marmara

Madem iyisin / Bertolt Brecht

Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin.

Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz.
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?
Doğrusun, söylersin düşündüğünü,
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin,
Kime karşı?
Akıllısın,
Yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını,
Peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok ya,
Dostların kimler?

Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni.
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.

Söylemediklerimi işitin lütfen / Charles C. Finn

Bana aldanmayın

Yüzüm bir maskedir

Sizi aldatmasın

Binlerce maskem var

Çıkarmaya korktuğum

Ve

Hiçbiri ben değilim

Olmadığımı göstermek

İkinci doğam oldu

“kendinden emin biri” dersiniz

sanki güllük gülistanlık

benim için herşey…

adım güven verir ve

oyunumun adı ağır başlılıktır

içimde ve dışımda denizler sakin

her şeyin kumandanı ben

Kimseye gereksinme duymayan

Ben…

Fakat inanmayın bana

Lütfen!

Herşey dışta düzgün ve cilalı

Hiç yıpranmayan her zaman saklayan

O maske

Altta ne güven ne de rahatlık

Altta, karışıklık, korku

Ve yalnızlık içinde bocalayan

Gerçek ben…!

Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla

Kimsenin bilmesini istemem

Zayıf taraflarımı düşündükçe

Titrer ve sararırım…

Ya başkaları görürse iç dünyamı

Gerçek ben ve yalnızlığımı?…

İşte

maskelerimi onun için takarım.

Onun için arkalarına saklanacak

Maskeler yaratırım..

Onlar;

Gösterişte kullanabileceğim

Parlatılmış yüzlerim

Beni korur bakan gözlerden…

 

Beni olduğum gibi kabul edecek

Sevecek bakışlar bulamazsam

Solacak, kuruyacak gerçek ben..

Ve ben, bunu biliyorum..

 

Beni kendi maskelerimden kurtaracak,

Kurduğum hapishaneden kaçıracak,

Diktiğim engellerden aşıracak,

Beni seven, beni anlayan

Bakışlar olacak…

Bana sen değerlisin diyecek,

Maskesizken daha bir insansın

Daha yakın, daha bir dostsun

Diyecek bir bakışa

Beni gören bir bakışa muhtacım…

Benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır,

Uyarırım seni dost!..

Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,

Sana kendimi kolayca açamayacaktır…

Bütün gücümle tutunacağım maskelerime,

Ne kadar sokulursan yakınıma,

O denli şiddetle, geri iteceğim seni.

Kim olduğumu merak ediyor musun?

Hiç merak etme…

 

Ben çevrendeki, her erkek

ve her kadınım…

 

Maske takan her insanım.

Özgüven / Ralph Waldo Emerson

Filozofa göre özgüven, kişinin kendi özgünlüğünü sahiplenebilme kudretidir.

İşte büyük düşünürleri ve sanatçıları ayıran budur; onlar da benzer deneyimlerden geçer ama kendi eşsiz bakış açılarını oluşturur ve bunu gösterme cesareti sergiler.

“Her dahiyane eserde reddettiğimiz fikirlerimizi görürüz,” der Emerson:

“Üzerinde durma cesareti gösteremediğimiz fikirler, yabancılaşmış bir görkemle bize geri döner.”

Çocukken ihtiyaç duyduğumuz övgüleri toplayabilmek için özgünlüğümüzden vazgeçeriz.

Olur da, kendi istek ve arzularımıza yönelik özgün bir davranışta bulunsak bile, “ben böyle düşünüyorum,” veya “ben buyum” diye ısrar etmek yerine af dilemeye hazır bekleriz.

Ama zamanla, penceremizin altında açan gülden bile utanmaya başlarız. Çünkü içimizde açamamanın suçluluğunu taşırız.

“O güller sadece açar. Oysa insan, kendini başkasıyla karşılaştırır, varoluşu erteler, geçmişi hatırlar ve sürekli matem tutar.”

Kaybettiğin yerde bekleme / William shakespeare

Kaybettiğin yerde bekleme, güçsüzler öyle yapar. Sana kapanan kapıyı bir daha çalma; kapanan kapıyı acizler çalar. Unutma ki bu aşağılık dünyadasın: kötülüğü baş tacı edip iyiliği çılgınlık sayan bir dünyada. Şunu iyi bil ki şeytan da kutsal kitaplardan örnekler verebilir. Ve cehennem boş, şeytanların hepsi burada… Her düşünceni dile getirme, sana yakışmayan hiçbir düşünceyi hayata geçirme. Samimi ol, fakat basit davranma. Huzur ancak gökyüzünde vardır… Biz ise yeryüzündeyiz…

Makinalaşmak istiyorum / Nazım Hikmet Ran

 

trrrrum,

trrrrum,

trrrrum!

trak tiki tak!

makinalaşmak istiyorum!

 

beynimden, etimden, iskeletimden geliyor

bu!

her dinamoyu altıma almak için çıldırıyorum!

tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor,

damarlarımda kovalıyor oto-direzinler lokomotifleri!

trrrrum,

trrrrum,

trak tiki tak

makinalaşmak istiyorum!

mutlak buna bir çare bulacağım

ve ben ancak bahtiyar olacağım

karnıma bir türbin oturtup

kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!

trrrrum

trrrrum

trak tiki tak!

makinalaşmak istiyorum!

Bekle / İcarus

Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle…

Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle…

Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle…

Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle…

Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle…

Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle… Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle…

Plan yap bekle, hayal kur bekle…

Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle… Bir bekle, iki bekle…

Hayat geçsin önünden geçip gitsin, Sen bekle…

İcarus