Sosyal esaretimizi seveyim!

0
156

Sevgili Nikolayaviç

Bu sefer yine çok uzattığım bir aradan sonra sana yazacak hissiyatı ve zamanı buldum. Umarım keyfin yerindedir.

Sana bahsetmek istediğim mevzu şu Sosyal medya denilen sanal mahpusluğumuz …

Yaşadığımız şu yüzyılda kendimizi bile isteye esir etmeyi becerebildiğimiz en harikulade şeyi icat ettik! Hepimizin bir sosyal medyası var artık. Ama buradaki “hepimiz” kelimesinin içinde zerre kadar kendi bireyseliğimiz yok. Sadece biz öyle düşünüyoruz. Sosyal medyada takip ettiğiniz herşeyi herkesle eş zamanlı yaşamak! Allahım bu nasıl büyük bir benlik kaybıdır?! Beğenilerimiz içinde tamamen bize ait olan bizi yansıtan özel kılan hiçbir şey yok. Bize sunulan ya da empoze edilen günlük fikir, düşünce ve taraf ya da bitaraf olma rolümüzü oynuyoruz. Aslında hiç fark etmediğimiz bir hapis içinde yaşamımızı sürdüyoruz. Feci halde boş yere tükettiğimiz bir hayatımız var. Çalışma hayatımızın zorluğu ve geçim derdinden bunalan beynimizi ve ruhumuzu rahatlatmak için bir kaçış olarak gördüğümüz sosyal medya artık bizim asıl hayatımız oldu! Tüm haberler, bilgi akışları türlü eğlence alışkanlıkları, saatlik değişen yapay gündemlerden oluşan sanal bir yaşam tarzı.

İşte tam bu noktada, benim özellikle arkadaş  sıklıkla dile getirdiğim bir iddiam var. O iddiam da şu ; tüm dünyada sosyal medyanın sadece bir aylığına kapatılması. Şöyle düşünün tüm dünya devletleri bir araya gelmiş ve demiş olsunlar ki: “sosyal medyanın tüm dünya toplumları sosyal medyanın gücü üzerine bir araştırma kapsamında bir aylık bir engelleme yapacağız. Bu sebeple başta Facebook olmak üzere instagram, ve eski adıyla twitter’a ara veriyoruz. ”

Haydi bakalım bir aylık sosyal medya yokluğu bize neler yaşatacak görelim! Kazanacaklarımız ya da varsa neleri kaybedebileceğimizi bir görelim. Nasıl, müthiş olur değil mi?  Bir sabah telefonu elinize aldınız. Ne beğenecek bir video ne de bir foto ne de yapay bir gündem var elinizdeki cihazda 🙂 Ne yapacaksınız şimdi? Ben şöyle diyeyim size. İnanın hayatınızın bomboş olduğunu düşüneceksiniz o an. Sizi oyalayacak hiçbir şey yok. Evet böyle birşeyin olması çok biliyorum. Ancak bence bir gün gelecek insanlık buna benzer izole hayatın adımlarını atarak bir oluşum başlatacak. Ve yine zamanla çok büyük kitleler bu sosyal medya hapisanesinden kaçmanın yollarını bulacak. İşte bu yolları bulanlar kendilerine ait zevkler ve zamanlar yaratacaklar kendilerine ve çok özel olacaklar. Beğenmek ya da beğenilmek zorunda hissetmedikleri bir hayatı yaşayacaklar.