Akıl sağlımı ilerleyen yaşımla denkleştirme çabamı biliyor musun?

0
342

Sevgili dostum Lev Nikolayeviç

Son bir iki haftadır doğru ve yanlış dediğimiz iki zıt görünen kavramın aslında birbirlerinin tamamen içine feci şekilde karışmış olması üzerine kafa patlatıyorum.

Doğrulaştırılmış yanlışlar ve yanlışlaştırılan doğruların insanlardaki suretlerini gördükçe ürküyor, bu gidişata ayak uyduran milyonların içine düştüğü bunalımı gözlemledikçe de üzülüyorum. 

Fütursuzca, akıl süzgecinden geçirilmeden sahiplenilen kabul edişlerin aslında insanlığın giderek bencil, sığ ve sonucunu hiç düşünmeden ortaya koyduğu basitliği ve uluorta meydana serilmesini şaşkınlıkla izliyorum.

Gerçeğin kime dokunursa o ya da onların bu sonucu reddiyelerini izledikçe, kendi içimde büyüyen çaresizliği, bir şey yapamamanın verdiği acıyla yaşıyorum. 

“Benim çıkarlarım tüm çıkarların üstündedir” mottosu ile herkesin sürekli bir savunma içinde bulunması,biri ya da birilerinin her zaman başkalarının malına, emeğine göz koyacağı paronayasıyla aptalca bir tetikte olma halini gördükçe, yaşanılan trajikomik sürecin bir yerlerine istemeden eklemlenmiş olmaktan nefret ediyorum. 

İşte bu yüzden çok ciddi ve derinden gelen bir uzaklaşma hissiyle dolup taşıyorum. Fakat bu uzaklaşma hatta kaçma hissiyatımı doyurabileceğim ne bir mekan ne de ruhsal bir terapi alanı bulabiliyorum. Herkesin kendisi dışındaki herkesi ve hiç birşeyi beğenmemesi, ve devamında aynı cihette kendine bir hata payı vermemesi gerçekten çok sinir bozucu. Hele ki bir de ilerleyen yaşımın da etkisiyle her olayda sürekli büyük resmi görüşüm, başkalarına da ” hey bakın işte büyük resim bu!” dememe rağmen ciddiye alınmayışıma da ciddi bozuluyorum. Yaşın ve tecrübenin ahlak ve etikle giderek birleştiği bu yaşları yaşamak, insanların aklına fikrine şuuruna önemli hiç bir etki de bulunamamanın çaresizliğini yaşıyorum.

İşte bu yüzden alacağım her yeni yaş beni endişeye sürüklüyor. Çünkü toplumun sosyolojisi ve bireye sirayet edecek psikolojik travmaları onlar yaşarken fark edememelerine şahit olmaktan hiç memnun olmayacağımı biliyorum. Menfi çıkar, konfor beklentisi, parayı ve sahip olma duygusunun zirveye çıkacağı zamanları gördükçe içine düşeceğim psikolojik girdaplara karşı bir direnç geliştirmem gerektiğine olan inancım da sapasağlam yerinde duruyorken yalnızca Rabbimden yardım diliyorum. Farkındalığımın farkında olma becerimin körelmesini talep ediyorum yüce Allah’tan. Yoksa ömrümün sonuna varana kadar olan sürede akıl sağlımı ayakta tutma şansım imkan dahilinde değil! 

Dostum Lev Nikolayeviç. Diyeceklerim bu kadardır. Huzurla dinlenesin yerinde..