Eğitimli eğitimsiz, yetiştirmek..

“İnsanları eğitim anlamında kıyaslarken okul, aile ve kendi kendini eğitme becerileri çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Ancak tüm bu etkenler arasında asıl önemli olanın, aldıkları eğitimin kalitesini çevrelerine ve size nasıl yansıttıkları olduğunu unutmayın. Çünkü her eğitim almış kişi, ‘eğitilmiş’ sıfatını taşımaz.”

Bakın bu dua size..

Ait olmadığınız mekanların ve o mekanlarda bulunan ve yok hükmünde saydığınız, insana benzeyen ama fiziksel benzerlikten başka hiç nasibi olmayan mahlukatların yüzlerine bakmamakta ki ısrarcılığınıza, gayretinize, sizin adına yüce Rabbimden sabırlar diliyorum..

Bi haber yaşamak..

Tonlarca biriktirdiğim cümleyi,onun kalaba beyninin içine içine bağırdım. Cümleler bir bir eridi anasını satayım. Güneş gibi sadece kendi varlığının farkında olmak ne lüzumsuz bir varlık anlayışıdır. Senden, benden bi haber!

İnsan olamayana hayvan deme gafleti..

Düşünebilme özelliği canlıya insan dememize sebeptir. Fakat bu özelliği kendisinin ya da başka canlıların zararına kullananlara insan demek gelmez içimizden. Bu yüzden ne yazık “hayvan” deriz. Fakat bu konuda da yanlış yaparız. Bu yetiye sahip olanla, olmayan hayvanat alemini bir tutarak büyük bir ayıbın içine düşeriz. Ne zaman ki hayvanat bu düşünebilme yetisine kavuşur, işte o zaman doğrudan kıyas yaparız. İnsan aklını ve idrakini doğru kullanamıyor diye hayvana benzetmek anca biz insanların hayvana olan saygısızlığı olur.

Siz hangi öküzün, hangi ayı’nın veya bir köpeğin kul hakkına girip, kalp kırdığına şahit oldunuz?

Dost var, “dost”var!

Günümüzde  kurulan ” Onun dost’u varmış” cümlesi bile, ahlaki yozlaşmamızın en net göstergelerinden biri aslında. Oysa Veysel’in, “dost dost diye nicesine sarıldım” demesinin manası ne çok derin anlamlar taşırdı..