Bunca can sıkıcı ve üzücü haberin arasında, arada magazinel haberler iyi geliyor bana. Pandemisi, yangınları, selleri, kazaları ve ne yazık ki şehitlerimizi konuştuğumuz bu ay, Charlize Theron’un baklava muhabbeti beni az da olsa gülümsetti.

Son filmindeki bir sahnede ”baklava gurme”si’ olarak hareket eden ve kendisine sunulan baklavanın nerede yapıldığına ilişkin tahminde bulunan Charlize Theron, baklava diyerek, elindeki baklavayı da koklayarak bir kerede mideye indirince, normal olarak gündemin renkli mevzusunu oluşturdu. Tüm dikkatleri üstüne çeken Theron’u Gaziantep’ed’ davet etmekte bize farz oldu tabiri caizse..

Gaziantep Belediye başkanı Fatma Şahin: ” Öyle bir tane yemekle tadını alamazsın” diyerek Türkiye’ye davet etti Charlize’yi. Ülke tanıtımı çok önemli bir mevzu sonuçta. Theron’a şimdi gel şu baklavayı bir tanıt desen, en az bir iki milyon isteyeceği garanti 🙂 Fakat senaristler sağolsun başta Gaziantep’in ardında da güzel yurdumun reklamını bedavaya yapıverdiler. E tabi bu durum bence dizinin tanımını da sağladı.Eminim Charliez’i izlemek isteyenlerler ( özellikle Antepliler) akın akın Netflix’e üye olmuşlardır bile:)
Neyse mevzu böyle tatlı tatlı giderken Theron bugün bir açıklama yapmış. Baklayı ve lokumu Türkiye’ye gencecikken geldiği zamanlarda bol bol yediğini anlatmış. Tercihininde cevizli olduğunu açıklamış. ( Valla doğru seçim ) Bu açıklama da bizim Adıyamanlılarla Gaziantepliler arasında zaten var olan bir polemiği yeniden ateşlemiş.









