Charlize Theron yengemiz olur

Latte’ler masaya gelmişti. Masada üç kişilerdi. Haluk, masadaki diğer arkadaşı Gökhan’la ikinci el piyasasını tartışırken. Cenk, sosyal medyada magazin haberlerini okuyordu. Mekan, genelde orta yaş müzmin bekar ya da dul kadın ve adamların çokça gittiği bir yerdi.

Cenk magazin haberlerinin içinde Charlize Theron’un bir röportajını okuyordu. Habere öyle dalmıştı ki, bunu farkeden Halûk “şişşştttt” diyerek Cenk’i dürttü ve :

Oğlum nerelere gittin? diye sordu gülerek.

Cenk, hiç tepki vermeden haberi okumaya devam ediyordu. Bu sefer de Gökhan :

Oğlum hadi iki muhabbet edeceğiz, sense telefona meftun oldun. Hayrola ne okuyosun. Bize de oku biz de bilelim.

Cenk haberi okumuştu. Arkadaşlarına dönerek : Yok be oğlum. Charlize Theron haberini okuyordum. Kadın 5 yıldır yalnızmış. 

Eeee? dedi Gökhan gülerek sordu :

Napıcan teklif mi edecen? ( Gülüşmeler hafiften )

Yok ya hu dedi Cenk.

Böyle güzel bir kadın nasıl olur da yalnız kalır. Oraya takıldım.

Halûk : Eeee ona bakarsan sende 35 yıldır bekarsın. Charlize’nin süresi sana bakınca hiç bir şey ( Yine gülüşmeler )

Cenk : Doğru diyorsun. Bunlar her türlü hayatı yaşıyorlar. Bizim gibi evlenme dertleri de yok.

Ha şunu bileydin dedi Gökhan. Ama istersen yazıl hatuna. Belli olmaz bu işler. Gönül hep ot’a mı konar? Arada da boka konsun ( yüksek tondan gülüşmeler )

Nerdeee o günler dedi Cenk. Paran olcak, ünlü olcan, karizma olcan da Charlize sana bana evet diyecek.

O arada Haluk lafa atıldı:

Öyle demeyin lan. Bak melek gibi hatun Adriana Lima, gitti bizim tıfıl aşığa vuruldu. 

Gökhan : Oğlum o çocuk en azından yazar. Ağzıda laf yapıyor. E ingilzcesi de var.  Bizim Cenk, daha Türkçeyi doğru konuşamıyor. Hem boşver oğlum Cenk. Hem Charlize de yaşlandı artık. Kadın 50 sine merdiven dayamış. 10 sene sonra botoks motoks anca idare eder.Sonra napcan? Sen bul şöyle 30 larında orta halli bir kız. En azından 20 sene hem çocuk, hem seks yaparsın.

Cenk : Oğlum siz de nereden nereye getirdiniz konuyu! İyi ki kadın yalnızmış dedik..

Haluk tekrar lafa girdi :

Cenk, senin burcun neydi? 

Cenk : Oğlak

Halûk : Peki Charlize Theron ne?

(Cenk Google’da Charlize’in burcunu ufak bir aramada bulur )

Cenk : Aslanmış.

Halûk ( Gülerek ) : Hah işte! orda da sıçtın. Aslanla oğlak kanlı bıçaklıdır oğlum ( dalgacı bir yüz ifadesiyle )

Cenk : Tamam tamam! Sıktı bu muhabbet. Başka konu yok mu Allah aşkına? 

Gökhan : Ne biliyim oğlum sen açtın muhabbeti. Biz de iki makara yapalım dedik. Tamam sustuk kardeşim.

Cenk : Eyvallah kardeşim

O arada Gökhan tekrar bir soru ile girer mevzuya:

Ya kardeşim peki bu kadın en son kiminle berabermiş. Baksana bi! 

Cenk, aniden küfrederek kalkar masadan ve :

Ebenle” diye bağırır.

Gökhan korkuyla, hafifçe geriye kaykılarak :

Tamam kardeşim bu gerçekten son şakaydı. Ama Allah sana aynı Charlize gibi bir hatun nasip etsin! 

Cenk bir müddet sonra, öfkesini de bastırarak şöyle der:

Amin inşallah kardeşim..

 

 

Charlize Theron yarı Adıyamanlı sayılır..

Bunca can sıkıcı ve üzücü haberin arasında, arada magazinel haberler iyi geliyor bana. Pandemisi, yangınları, selleri, kazaları ve ne yazık ki şehitlerimizi konuştuğumuz bu ay, Charlize Theron’un baklava muhabbeti beni az da olsa gülümsetti.

​Son filmindeki bir sahnede “baklava gurmesi” olarak hareket eden ve kendisine sunulan baklavanın nerede yapıldığına ilişkin tahminde bulunan Charlize Theron, baklava diyerek, elindeki baklavayı da koklayarak bir kerede mideye indirince normal olarak gündemin renkli mevzusunu oluşturdu. Tüm dikkatleri üstüne çeken Theron’u Gaziantep’e davet etmek de bize farz oldu tabiri caizse…

​Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Öyle bir tane yemekle tadını alamazsın” diyerek Türkiye’ye davet etti Charlize’yi. Ülke tanıtımı çok önemli bir mevzu sonuçta. Theron’a şimdi “Gel şu baklavayı bir tanıt” desen, en az bir iki milyon isteyeceği garanti 🙂 Fakat senaristler sağ olsun, başta Gaziantep’in ardından da güzel yurdumun reklamını bedavaya yapıverdiler. E, tabii bu durum bence dizinin tanıtımını da sağladı. Eminim Charlize’yi izlemek isteyenler (özellikle Antepliler) akın akın Netflix’e üye olmuşlardır bile 🙂

​Neyse, mevzu böyle tatlı tatlı giderken Theron bugün bir açıklama yapmış. Baklavayı ve lokumu Türkiye’ye gencecikken geldiği zamanlarda bol bol yediğini anlatmış. Tercihinin de cevizli olduğunu açıklamış (valla doğru seçim). Bu açıklama da bizim Adıyamanlılarla Gaziantepliler arasında zaten var olan bir polemiği yeniden ateşlemiş.

​Malumunuz, Antepliler fıstıklıyı, Adıyamanlılar da cevizliyi savunur yıllar yılı. Bu durumda Theron da yarı Adıyamanlı olmuş; yani damak zevki Adıyaman tarafına çekmiş diyebiliriz 😉

​Şimdi top Adıyaman belediye başkanında. Ben başkanın yerinde olsam başta Theron olmak üzere tüm dizi ekibine 5 kilo çiğköfte gönderirdim, tabii orta açılışından 🙂

​Bakarsınız beğenir de Adıyaman’a çiğköfte yemeye gelir, ne dersiniz? Neden olmasın… 🙂