“İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca,
hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.”
İçe Kapanış / Charles Baudelaire
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil çümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.
Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.
Yaşama uğraşı / Cesare Pavese
Şiir nedir? kitabından / Octavia Paz
Bir haykırışın söylemediği şeyi söyleyen ağızı dinlemekte olan kulak. Acılı veya coşkulu bir çığlık, bizi yaralayan veya mutlu eden bir şeyi işaret eder fakat onu saklar: işte orada der fakat kim ve ne olduğunu söylemez. Bir haykırışta işaret edilen şey adlandırılmamıştır henüz; ne vardır ne de yoktur ve birazdan ortaya çıkacakmış ya da sonsuza dek yitip gidecekmiş gibi orada öylece durur.Sadece bir oluş hazırlığıdır-neyin?
Albertine kayıptan bir bölüm / Marcel Proust
Uyuyan adamdan bir bölüm / Georges Perec
İşte bu yüzden senin gözünü kamaştırıyor, seni şaşırtıyor ya da dinlendiriyor; ağaç kabuğunun ve dalların, yaprakların bu su götürmez, kuşkulanılmaz gerçekliği yüzünden. Hiçbir zaman bir köpekle birlikte dolaşmaman da bu yüzden belki, çünkü köpek sana bakar, yalvarır, seninle konuşur. Minnetten yaşarmış gözleri, dayak yemiş köpek havaları, sevinçli köpek zıplayışları, ona, o aşağılık evcil hayvan statüsünü vermen için seni durmadan zorlar. Bir köpek karşısında yansız kalamazsın, bir insanın karşısında da öyle. Oysa bir ağaçla asla diyaloğa girmezsin. Bir köpekle karşı karşıya yaşayamazsın, çünkü köpek, her an, senden onu yaşatmanı, beslemeni, okşamanı, ona uygun bir insan olmanı, onu anında yere yatıracak o köpek ismini gürleyen Tanrı olmanı isteyecektir. Oysa ağaç senden bir şey istemez. Köpeklerin Tanrısı, kedilerin Tanrısı, yoksulların Tanrısı olabilirsin, elinde bir tasma, biraz ciğer, biraz servet olması bunun için yeterlidir., ama asla bir ağacın efendisi olamayacaksın. Kendin de bir ağaç olmayı istemekten başka bir şey yapamayacaksın
İnsan iki kovalı bir kuyudur / Samuel Beckett
Çamur at izi kalsın / Paul Auster
“Tehlikeli günlerde yaşıyoruz, yanlış bir kişinin kulağına fısıldanan tek bir sözcükle bile insanlarla ilgili algıların ne kadar kolay çarpıtıldığını biliyorum. Çamur at izi kalsın dendiği gibi, insanın karakterini bir kez lekelemeye görün, ondan sonra yaptığı her şey artık dolandırıcılıktır, şüphelidir ;altında gizli bir niyet yatıyordur.”
Uzun ölü kalabilmek için yaşarlar / William Faulkner
Yalnız geçmişe mi senin yolculuğun? / İtalo Calvino
Ölüler / James Joyce
Her iç çekişin bir anlamı vardır/ Juan Rulfo
Madem insan gibi yaşayamıyoruz.. / Jose Saramago
Annabel Lee / Edgar Allen Poe
Seneler, seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.
O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.
Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,_
Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.
Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
Yaşça başca ileri
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat gökdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.
Ay gelip ışır hayalin eşirir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim,uzanır beklerim
Sevgilim, sevgilim,hayatım,gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni.
Hep ilk defadır / Roberto Bolano
Çift değildik biz. / Mario Benedetti
Belirtiler topluyorum
imalar vurgular
ve işaretler
ve şüpheler
ve izler
umut dolu planlar kuruyorum kafamda
tek bir emareyi bile
kaçırmak istemem
daha dün
çok uzağa gitmeye gerek yok
uğursuzluklarla başlayan o gün
birden iyi bir güne dönüştü
saat dokuz on dörtte
sen gelip
öylesine masum
geçerken yanımdan
inandırıcı bulmadığını
söylediğinde çiftleri
aşık çiftleri
elbette
durakmasadım bile bir an
sıkıca sarıldım bu fikre.
Benimle yeniden tanış! / Pablo Neruda
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer,
Benimle yeniden tanış…
Bıraktığın gibi olmayabilir bir çok şey;
Yaşım, aklım, başım, yufka yüreğim
belki de biraz daha zalim, belki de medeni halim.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış…
Ama kimse anlamasın bu tanışıklığın evvelini
gözün bile ısırmasın beni bir yerden,
Çıkaramadım değil de tanıştığımıza memnun oldum cevabını almak istersen yeniden tanış…




















