İnsan ve deniz ,Charles Baudelaire

İNSAN VE DENİZ
Sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman;
Deniz aynandır senin, kendini seyredersin
Bakarken, akıp giden dalgaların ardından.
Sen de o kadar acı bir girdaba benzersin.

Haz duyarsın sulardaki aksine dalmaktan;
Gözlerinden, kollarından öpersin; ve kalbin
Kendi derdini duyup avunur çoğu zaman,
O azgın, o vahşi haykırışında denizin.

Kendi âleminizdesinizdir ikiniz de.
Kimse bilmez, ey ruh, uçurumlarını senin;
Sırlarınız daima, daima içinizde;
Ey deniz, nerde senin o iç hazinelerin?

Ama işte gene de binlerce yıldan beri
Cenkleşir durursunuz, duymadan acı, keder;
Ne kadar seversiniz çırpınmayı, ölmeyi,
Ey hırslarına gem vurulamayan kardeşler

Charles Baudelaire, İnsan ve deniz

Hür adam, denizi seveceksin daima!

Deniz aynandır senin; ruhunu seyredersin.

Onun sonu gelmeyen coşkun dalgalarında

Kalbinde bir uçurumdur, onun gibi derin…

***

Benzerinin koynuna dalmak en büyük zevkin;

Gözlerin, kollarınla sarılırsın ona sen.

Ve kalbin bir an dertlerini unutmak için

Kuvvet alır o vahşi ve yırtıcı seslerden.

***

İkiniz de karanlık görünmek istersiniz;

İnsan; ölçen olmadı daha derinliğini!

Bilen yok koynundaki servetleri ey deniz!

Saklayın sırrınızı günahlarınız gibi.

***

Ama asırlar asrı işte böyle durmadan

Aranızda bitmeyen, insafsız bir savaş var.

Öyle hoşlanırsınız ölümden ve vurmadan;

Ey ayrılmaz kardeşler, ey sonsuz kavgacılar!

BAUDELAIRE 

İçe Kapanış / Charles Baudelaire

İçe Kapanış
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten kimine gam.

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil çümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.