Son dönemde haber bültenlerinde “yorgun mermi” ifadesine sıkça denk geliyorum. Silahı bir güç gösterisi sanan, sırf gösteriş olsun diye ulu orta etrafa ateş eden eğitimsiz güruhun sorumsuzluğu yüzünden hayatını kaybeden binlerce insanın acı haberini izliyoruz. Hele ki kurbanlar çocuklar olunca, insanın içi daha çok yanıyor. O çocukların anne ve babalarının yaşadığı yıkımı siz varın düşünün…

​Magandaların çoğu silahı havaya doğru ateşliyor. Ancak merminin namludan çıkış hızı ve katettiği yol muazzam. Yani kısacası, o artık kontrolsüz bir “kör kurşun”. Nereye gideceği belli olmayan bu kurşun; belki yüz metre ileride balkonda oturan bir teyzeye, belki de bir parkta oynayan bir çocuğun başına saplanabiliyor. Rabbim, çoluk çocuğumuzu bu bilinçsiz silah tutkunlarından muhafaza etsin!

​Gelelim yorgun mermi olayına…

​İşin fiziği bizim düz mantığımızın ötesinde: Mermi çekirdeği namludan çıktıktan sonra hızı 350 m/sn’ye kadar çıkar. Daha sonra bu hız hava direnciyle düşse de yer çekimi etkisiyle tekrar ivme kazanarak 150 m/sn hıza ulaşabilir. Durum bizim düşündüğümüz gibi değildir; mermi çekirdeği namludan çıktıktan sonra sürekli yavaşlamaz. Aksine, düştüğü noktada ulaştığı bu hız (yaklaşık 150 m/sn), bir canlıyı öldürebilecek veya kafatasını delebilecek kadar yüksek bir enerjiye tekabül eder. Ayrıca bu çekirdek, namludan çıkarken kazandığı sürekli dönüş ivmesiyle ilerler. Vücuda veya kafatasına girmesinin asıl sebebi, bu hız ve dönüş hareketinden kaynaklanan tahrip gücüdür.

​Ezcümle; bir silah magandasının hedef gözetmeden yaptığı her atış, birinin ölümüne sebebiyet vermekten başka bir şey değildir. Üstelik işin en trajik yanı şudur: Bu maganda, bilmeden birini öldürdüğünün farkına bile varmadan hayatını yaşamaya devam eder!

Tavsiye Edilen Yazılar