Şu Mecaz-ı Mürsel garip bir sanat..

0
2173

 

Okulda edebiyat dersinden aklınızda kalmıştır mutlaka. Mecaz-ı Mürsel ( Ad Aktarması ) diye bir mecaz anlatım sanatı var. Yani benzetme ilgisi söz konusu olmadan, başka bazı ilgilerle, bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıyla oluşturulan mecazlardır. Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden başka bir sözcük yerine kullanma sanatıdır. Düz değişmece ya da metonomi diye de adlandırılır. Aslında günlük hayatta hiç farketmeden yaptığımız birşey bu mecaz anlatım şekli. Ve bu mecaz sanatı içinde de farklı guruplara ayrılıyor.

Mesela İç -Dış ilgisi : 

Anne, çamaşır kazanı kaynadı,gel!” • “Üstünü çıkarıp yatağa uzandı.

• “Ne zamandır evde tencere kaynamıyor.” “Bu depoyla Düzce’ye kadar gideriz.”

• “Şofben yanıyordu.”

Parça-bütün ilgisi :

“O zamanlar bu gazetede usta kalemler

vardı.

• “Üniversitedeki kürsüsünde yıllarca

çalıştı.”

• “Motor gece karanlığında yükünü Bartın’a

boşaltti. • “Bu sahalarda nice altın ayaklar

koşturdu.”

Neden – sonuç ilgisi :

‘Hay mübarek! Bereket yağıyor bereket!” • “Bahar aylarında rahmet düşmezse ürün iyi olmaz.”

Buraya kadar bir sıkıntı yok. Ama bir örnek var ki yanlış anlamalara çok müsait 🙂 O örnekte şöyle :

Yanlışsam beni düzeltin” cümlesi. Bu cümleyi genelde tartışma programlarına katılan konuklardan duymuşsunuzdur. Kalbi fesat olanların olayı başka yerlere çok rahat çekeceği bir cümle bu. Ne demek beni düzeltin! Yamuk mu ki biri düzeltsin 🙂

Ben cümleyi hiç kullanmadım bir olayı anlatırken. Ya da iddialı olduğum bir konuda çevreme bu şekilde bir cümle kullanmadım hiç. Ne biliyim garip geldiğinden mi, yoksa saçma bulduğundan mıdır nedir, hep dikkat ettim.

Ben bu cümle yerine şöyle derim.

“Yanlış mıyım Allah aşkına?”

Ya da  ” hatalıysam söyleyin ” gibi ifade kullanırım.

Aklıma gelmişken anlatayım dedim. İsteyenler için aşağıda biraz daha örnekleme yapayım isterseniz..

İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(insan)

Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(öğrenci)

Toplantıya milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(yazar)

Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(seyirci)

O evine çok bağlı bir insandır.(ailesi)

Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(halk)

İstanbul’dan kalkan uçak az önce adana’ya indi.(havaalanı)

Dergininbu sayısında da büyük şairlere yer verilmiş.

Stat, İzmir’deki maçın bitmesini bekliyordu.

Ankara, Kıbrıs konusunu çözüme kavuşturmak istiyor.

Cebindeki bütün parasını taksiye vermiş.

İnsan ekmeğini kazanmayı bilmeli.

 

( Sanırım yeterince anlatabildim 😉 )