İnsanlığın dirilişi / Sezai Karakoç

0
117

Put diken, puta tapmayı hortlatan puta tapan asrdir bu asır.

İnsanın en büyük yanılgısı, ortak sevgi ve saygı alanında oldu çağımızda insan, kalbinin bağını Tanrıdan kopararak eşyaya, güçlü görülen insanlara, düşüncelere ve sistemlere bağlıyor. Bu bağlanış, şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın. Bu, aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil irasyonel bir bağlanış, adeta bir tapıştır. İnsan, çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi tükettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde…

Aslında insanın kendini veya başkasını putlaştırmasi, sonuç olarak aynı yere çıkar: şifası güç bir aşağılık duygusu saplantısına.

Tarihi bir aşağılık duygusunun pençesinde kıvranmakta insanlık… Bu kompleks nasıl oluştu? Tarihçilerin ve tarih düşünürlerinin üzerinde şiddetle durması gereken önemli nokta, insanlığın çağdaş trajedisine sebep olan put dikicili gğinin temeli burada yatıyor.

Batı, Hz. İsa’nın “ilah” olduğuna inanmıyor gerçekte. Ondan kurtulmakta ama İslam’ın Tanrı kavramına ‘mutlak’ kavramına ulaşamıyor bir türlü. Hz. İsa yerine bir takım çağdaş kişiler tanrılaştırılmak isteniyor. Şahıs kültü, temelde değişmiyor.

Ekonomi putları, politika putları, devrim, ideoloji, müzik. spor, sinema putları… İrili ve ufaklı putlarıyla Batı ve Doğu, Hz. İbrahim’in hakikatin şimşeği olan baltasına muhtaç… Adeta onu bekliyor.

Sezai Karakoç, İnsanlığın Dirilişi, Diriliş Yayınları