Notre Dame yangınına sevinmedim tabi ki, ama içim cız falan da etmedi yani..

0
483

Valla ne sevindim ne de içim cız edecek kadar üzüldüm. Tarih dediğimiz kavram, yazıya geçen bir miras olduğu kadar görselliği ve mimarisi ile de ayrılmaz bir bütün. Notre Dame katedrali de mimari yönüyle 850 yıllık bir tarihin görsel haliydi. Gotik döneme ait bir eser olan Notre Dame dünyada ki en çok ziyaret edilen Tarihi yapılardan biri. Daha doğrusu biriydi yanmadan önce.

Fransa üzüldü en başta tabi, adamların kendi eserleri. Aynı zamanda tüm Avrupa’nın üzüldüğünü söylemek mümkün. Fakat gelin görün ki bizim toplumda yarattığı üzüntüde oldukça fazla. Toplum derken elbette başta sanat camiasının bir bölümüyle, Avrupa hayranlığını iliklerine kadar sindirmiş elitist ve burjuva sınıfının önde gelenlerini kasdediyorum.

Eeee ne var bunda? İnsanlar üzülmesin mi diyenleriniz çıkar şimdi içinizden. Elbette üzülmelerinde hiç bir mahsur yok. Fakat kendi bin yıllık geçmişlerinde gerek savaşlarda gerekse mütahit yağmalarına maruz kalarak yıkılmış onlarca eser için bir cümle bile yorum yapmamaları ilginç ve abes.

Dünyada 800 yıllık hatta 1200 yıllık tarihe sahip islami mimariye sahip hiç bir yapıya üzülmemeleri, olaya sanatsal değil de sınıfsal anlamda baktıklarının bariz bir göstergesi. Avrupalı için o katedralin mimari ve turistik değerinin büyüklüğü kadar, dinsel anlamda ki değeri de tartışmasız önemli bir yere sahip. Katedral’in anlamına sözlükte baktığınızda karşınıza şu tanım çıkar: Piskoposluk makamı bulunan büyük kilise…

Yani dinsel anlamda çok büyük bir amaca hizmet etsin diye yapılmış zengin bir mimariye sahip kliseydi Notre Dame zamanında.. Yani bizim islam inancına sahip olduğunu iddia eden sözde aydın kesimimiz, konu bizim tarihimizde ki islami anlamda değer bulmuş hiç bir yapıya karşı korumacı bir anlayışa sahip değil. Bunun en büyük nedeni islam dininin içeriğinde ki zenginlikten yoksun yaşamalarından ileri geliyor. Avrupa orta çağı’nın son 200 yılında yapılan ve Hristiyanlık dininin egemen olduğu dönemin bir hatırası olan bu katedral, islâm dininin medeniyet ve kültür alanında en üstün olduğu zamanlara denk geliyor. Bilimde, ilimde, sanatta ev verimli dönemlerde en verimli dönemini yaşayan islam dünyasına ait mimari yapılar neredeyse yok denecek kadar az. Sebebi ise bilinçli bir şekilde tahrip edilip yıkılmalarından başka bir şey değil.

İşte bugün sosyal medyada Katedrâlin yanışına aşırı üzüldüğünü anlatan twitler atan ünlü tayfasına gösterilen tepkilerin sebebi de bundan ibaret. Milli duyguları 1923 ten önceki tarihe karşı körelmiş bir kesime gösterilen doğal bir tepki aynı zamanda..

Şimdi konuyu size bir soru sorarak bağlayayayım. Bugün (Allah muhafaza etsin ) Sultan Ahmet yansa, Fransız toplumunun aydınlarının kaç tanesi üzüntü dolu twitler paylaşır sosyal medyada?  Bu soruya vereceğiniz cevap, size bu yanan Notre Dame katedraline ne seviyede üzülmeniz gerektiğini söylecektir..