İnatta ısrar diye bir şey vardır.
Lüzumsuzca sürdürülmek istenen eylemlerdir bunlar. Sonucunun hep menfi bir çıkar getireceğine inanılarak devam ettirilir. Belki kaybetme korkusu, belki de “hep daha fazlası” için çırpınır durur insan.
”Sonunu düşünen kahraman olamaz” felsefesi gibi değildir bu eylem; insan sonunu değil, olayın sonucu için mücadele eder. İnsan bu ısrarında çevresinden onlarca nasihat ve uyarı alır aslında fakat hiçbiri işe yaramaz. Yaramaz bir çocuk gibi davranan, sadece bildiğini okur. Bir çeşit deliliktir bu; deneme yanılma yoluyla öğrenmenin ötesinde bir inat…
”İnadım inat, kıçım iki kanat!” sözü bu tip insanların sloganıdır. Kıçının iki kanat olduğunu bilen insan, boş inadın sonuçlarını hep bir hüsranla tecrübe eder.

