Serhat Kılıç’ın Ardından: Bir Medya Eleştirisi

Yaşarken Serhat Kılıç’ın kılına zarar gelse dönüp bakmayan lensler, ruh bedeni terk ettiği anda nasıl da keskinleşiyor! Yıllarca tek bir alkışı esirgeyen o koca mekanizma, adamcağız gidince birden ‘en büyük kaybımız’ manşetleriyle yarışa giriyor.

​Ne büyük lütuf ama! Evindeki tekli koltuktan, buzdolabının içeriğine kadar her detay, kamuoyunun ‘aydınlanması’ için birer malzeme. Özel hayat mı? O da ne? Kişi ölmüş, artık mahremiyetin ne hükmü var?

​Sırada o çok merak edilen dedikodu seansları var. ‘Acaba neden yalnız öldü?’ sorusunun cevabı, bir sanatçının onurlu geçmişini silip süpürmeye yetiyor. Belki de arkasında bıraktığı sessizliği, bu gürültülü piyasa hiç hak etmemişti, kim bilir?

​Yeni bir olay manşetleri süsleyene kadar, bu yas tiyatrosu böyle devam edecek. Ne de olsa, tüketilecek yeni bir hayat hikayesi lazım. Gerisi ise, sadece detay.

​Ama işin en acı tarafı ne biliyor musun? Serhat Kılıç aslında hiç ölmemiş gibi davranıyorlar. Yaşarken görmezden gelip değerini bilmedikleri adamı, öldükten sonra her gün yeniden öldürüyorlar! Kimi uyuşturucuyla vuruyor, kimi yalnızlığıyla hırpalıyor, kimi de servetinin peşine düşüyor. Adamcağız bir türlü huzur bulup da rahat rahat ölemiyor; manşetlerin arasında resmen can çekişmeye devam ediyor.

Artık pek haber izlemiyorum sevgili dostum.

Sevgili dostum Lev Nikolayeviç.

Uzun zamandır TV de haber izlemiyorum biliyor musun? Habercilik uzun zamandır ayağa düşmüştü. Fakat pandeminin etkisiyle mi artık bilemiyorum yere battı!

Ciddi önem arz eden haberlere bile inancımız ve ilgimizin azaldığı halde neden absurd haberlere ihtiyaç duyar haber kanalları!

Bak şimdi bu akşam denk geldiğim habere.. Sakarya’da yasaklı saatlerde, bilmem ne Mahallesi’nde,sokakta 20 yaş altı gurubundaki gençler aralarında top oynarken görüntülenmiş. Sonra polis ekipleri gelince çocuklar sokak aralarına kaçışmış!

Ya hu bunun neresi haber değeri taşıyor dostum? Senin zamanında yapılan habercilik nasıldı acaba? O zamanlar böyle haber niteliği taşımayan bir yazılı medya var mıydı ki?

Hiç sanmıyorum..

Al sana başka bir haber. İngiltere’nin uçuşan saçlara sahip başkanına ” saçlarınız hep dağınık toplaıyor musunuz diye sormuşlar. O da, saçlarımı düzenli tutmak için elimden geleni yapıyorum demiş 🙂 İşte bu haber NTV de paylaşıldı. Güzel haber, kötü haber, mühim haber, magazin haber hepsi birbirine girdi artık!

Neyse..

Bu arada sevgili dostum, 42 yaşında bir sokak kedisi sahiplendim. Dolayısıyla popüler cins kedilerden değil. Sanırım bir tekirle Ankara kedisi birlikteliğinin ürünü bir mix. Adını benim kız koydu. Kızım bu minnak erkek kediye Pamuk ismini koysa da, benim için Façalı. Çünkü iki gözünün arasına ciddi bir tırmık yemiş. Nasıl oldu bilmiyorum ama çok karizma duruyor bu iz yüzünde. Kedi beslemek güzel bir duygu be dostum. Mırıl mırıl gezinen ve sürekli oyun derdinde olan bir canlının bana bu kadar huzur vereceğini hiç tahmin etmezdim.

Bakalim bu hafta da Tesla gelirse ekip tamam. Gerçi senin Tesla’dan haberin yok değil mi? Tesla da ufak bir Fino. Bir açık ceza evinin bahçesinde dolanan minnak bir kız. Bir aksilik olmazsa o da bundan sonraki hayatını işyerinin bahçesinde sürdürecek.

Dostum bana müsade. Çok ciddi uyku bastırdı. Yarı ölüme geçiş vaktim geldi. Görüşmek üzere dostum Lev Nikolayeviç.

Sağlıcakla kal..