Şaka yapmıyorum! Kız valla çok güzel..

0
2099

“Güzel”, nasıl da göreceli bir kavram değil mi?

Aslında doğasında,öncesinde hiç bir kuralı ve şekli yok güzel tabirinin..

Çirkin tabiri içinde bu geçerli.

Güzel,aslında hoş gelen şeydir insan için.. Kime ve neye göre tanımlıyor olduğunun da,hiç bir sorgulanacak yeri yoktur.

Bir şeye, güzel ya da çirkin demenin, sözde kuralını yazanlarsa; yalnızca elitler,elitlerin medyaları ve de modayla paranın en çok dolandığı ülkelerin seçkin sektör temcilcilerinden başkaları değildir.

Yani güzel algımız, bu üçlünün güdümünde sürekli yenileniyor ve yenilettiriliyor üzerimizde. Yani bizler de denek oluyoruz burada. Bu üçlü bir güzellik orantısı çiziyor önce. Sonra buna uygun bir yüz buluyor. Sonra onu güzel diye tanımlıyor. Bizim bu ismi güzel bulmaya alışmamızla,moda başta olmak üzere bir çok sektörde paracıklarımız büyük meblalara dönüşüyor.

Allah aşkına 1900 ler de ki güzellik yarışmalarına ve de  birinci seçilen kızların fiziksel ölçülerine ve yüz şekillerine bir bakar mısınız?! Bugün ki güzellik anlayışıyla taban tabana zıt! O günleri yaşayan ve ölen bir avrupalı’nın yeniden yaşatılıp mezarında çıktığını bir düşünün ( farz-ı misal ) Ve bu insana soracağınız ilk sorunuzda, Angelina Jolie’nin fotosunu gösterip; “Bu kadın güzel mi?” olsun. Sizce ne cevap verir?

Bence kullanacağı tek sıfat ” çirkin ” olacaktır. Çünkü kafasına sokulan güzel algısında, Angelina Jolie hiç bir şekilde yoktur.

Bir kadına,bir elbiseye,bir eşya’ya ve dahi bir hayvana güzel diyorsanız. Bu ifadenizin temelinde %80 size benimsetilen güzel anlayışı vardır. Yani bir çeşit gizli empoze..

“Çirkin” derken de, güzelle kıyaslayıp bunu yani çirkin kavramına yönleniriz mesela. Halbuki bize güzel olarak ögretilen şey var olmamış olsaydı,çirkin dediğimiz insan,hayvan,bitki ya da nesnelere çirkin diyemezdik.

İşte en son örnek..

Dünyaca meşhur bir giyim markası ( reklam olmasın ) geçenlerde yeni marka ve reklam yüzünü tanıttı medya ya..

Kızımız ( Armine Harutyunyan ) Ermenistan uyruklu,23 yaşında bir model. Ve bu kızımız, bizlerin bunca zamandır beynine zorla sokulan,dayatılan, “güzel” tasfiriyle yakından uzaktan hiç bir alakası yok. Eğik uzun bir burun,bitişik fırça gibi kaşlar ve masum bakışlarıyla karşımızda duran ve tüm ezberlerin dışında objektife poz veren bir kız bu..

E tabi bu kızı gören herkes,otomatik bir refleksle kıza, ortalama aynı çirkinlikte “çirkin” sıfatı taktılar. Türlü hakaretler türlü aşağılamalar da beraberinde geldi toplumdan. İşte yazımın başında da belirttiğim gibi, mankene gösterilen tepki algımızda yaratılan “güzel” anlayışından dolayı oluşan bir refleksten ibaret. Adriana Lima’lar, Angelina Jolie’lerin dünyasında, böyle yüz hatlarına sahip bir kıza yapılan her türlü hakaret de normal aslında..

Demek ki güzel kavramı konusunda tamamen koyun gibi güdülüyoruz tüm Avrupa halkı ile beraber..!

Benim fikrim ve sizlere nacizane tavsiyem, güzel ya da çirkin kavramını kullanırken, dışarıda ki tüm etkenlerden bağımsız bir yorum yapmanız. Herşeyin yapaylaştığı bir dünyada her şeyin doğalını ararken, insanın da doğal halini sevmeye ve taşıdığı hoşluğu görmeye çalışın. Belki biraz klişe olacak ama, bir insanın ruhu güzelse ve samimiyse, bir de üstelik bu doğallığı bedenine ve yüzüne yansıtabiliyorsa,inanın gerçekte “en güzel” sıfatını hakeden de o insandır..

Umarım markalar ve moda sektörü,güzel kavramını,yalnızca estetik simetrik bir takım orantılar üzerine kurmayı bırakır yakın bir zamanda..