Sevgili Lev Nikolayeviç,
Umarım iyisindir ve yattığın yer nurla doludur. Dünyada her şey bildiğin gibi işte; hatta belki daha da laçka bir topluma dönüştük. Bugünleri görsen inan, inzivaya çekilmek için sakalının beyazlamasını bile bekleyemezdin!
Tüm kavramlar ve algılar bağımsız hareket ediyor toplumda. Değerler ve etikler artık bizlere sembolik bir miras gibi kaldı; iyiye “iyi” demek de, kötüye “kötü” demek de zor…
Bugün Nevzat Tarhan hocanın Instagram’daki bir paylaşımına denk geldim. Ne kadar doğru bilmiyorum ama Che Guevara’ya ait olduğu düşünülen bir söz paylaşmış. Bu gönderide şöyle diyor Che: “İyilik yapmaya devam et; karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile, sen o iyiliğe layıksın.”
Sözü ilk okudum ve “Ne güzel düşünmüş de söylemiş!” dedim. Biraz zaman geçince; gözlemlerimi ve bu yaşa kadar edindiğim tecrübeleri düşününce, Che’nin tamamen boş konuştuğuna hükmettim. Karşımdaki insan iyiliğe layık olmadığı hâlde ben ona iyilik etmeye devam edeceğim, öyle mi?
Bu tavsiye, karşımdaki nankörü ya da kötü insanı azdırmaktan ve hiç pişmanlık duymayacağı zamanları ona kazandırmaktan başka hiçbir işe yaramaz çünkü. Tabii bundan “böyle insanlara kötülük yapalım” anlamı çıkarma sakın; sadece nötr olmak en iyisidir bu durumda. O insanı doğadaki bir eşya ya da bitki olarak düşünmek lazım gelir bence; belki başka birilerinin sevdiği bir yönü, bir duruşu olabilir diye. Ayrıca bu lafı, hayatının yarısını savaşarak ve yüzlerce insanı gözünü kırpmadan öldüren bir üç fenomenden duymak da komik! Che Guevara bu sözü söylediyse; ya alkollüyken salladı ya da onun kahramanlığını parlatmak için, arkasından onun namına bu büyük lafı uydurdular. Belki şimdi Che mezarından çıksa ve bu sözü söylediğini duysa, bir yerleri ile katıla katıla gülerdi.
Sevgili dostum, bana göre iyiliğe layık olmayan birine iyilik etmek; zaman zayiatıdır ve değerli vakitleri israftır. Hem hak etmeyene yapılan iyiliğin nedeni belki o kişinin gözünü açmak, yaptıklarının anlamsız olduğunu idrak etmesini sağlamaktır. Ama kaç kişide işe yarar bu erdemli davranış? Hakedene hak ettiğini Allah versin. Bize düşen, onu ötekileştirmeden ve kırmadan tavsiyelerde bulunmak ve düzelmesi için Allah’tan onu hidayete erdirmesini dilemektir.
Ben artık orta yaşların da etkisiyle sanırım; insanların gidişatını uzaktan izliyor, attıkları adımların doğruluğuna göre kendi adımlarımı ayarlıyorum diyebilirim. Dünyada maddi manevi yardıma ve iyiliğe ihtiyacı olan o kadar insan var ki… Kalkıp hiç hak etmeyen birini kazanmak için kıpırdayamam. Ha, belki kötülere iyi davranacak sabırlı insanlar bir yerlerde yaşıyordur. Umarım bu insanlar, iyiliğe layık olmayanları yola getirecek sabra ve güce sahip olurlar.
Sevgili dostum, ben izninle artık uyumalıyım; yarın bayağı bir işim var, mektubu kısa kesmemin sebebi de bu. Haydi, kal sağlıcakla. Bizim 57. Alay’dan şehit ataları da görürsen saygı ve minnetlerimi ilet. Onlara, bizi bu topraklarda hür ve özgürce yaşattıkları için ne teşekkür etsek azdır. Nurlar içinde yatsınlar inşallah.
Görüşmek üzere sevgili dostum Lev Nikolayeviç…

