Burnum pek bir işe yaramıyor son bir haftadır

Sevgili Lev Nikolayeviç,

​Yine uzunca bir zaman sonra sana yazmayı başardım ve yine yazacak bir sürü şey birikti. O birikenlerin en mühimi, bir haftadır Kovid virüsüyle evde oturuyor oluşum. Evet dostum; hastalık “pandemi” adını aldığı günden tam iki yıl sonra beni de yakaladı. Çok şükür ki hafif atlatıyorum. Bunun sebebi aşılar olsa gerek; belki bir ihtimal, hayatımda tatmadığım onlarca vitamini bir haftadır içişim de bunu sağlamış olabilir.

​Bu Kovid gerçekten ilginç bir virüs. Bana vurduğu en büyük darbe koku kaybı oldu. Çok komik bir hâl bu; hiçbir şeyin kokusunu alamadan yemek yemekten bahsediyorum. Meğer ne büyük nimetmiş bu koku… İnan, yediğim sebze meyveyi görerek yemesem tadını da çıkaramam. 🙂 Yine mesela az önce bir sigara yakayım dedim, zerre koku almadım. Hatta sigarayı içtiğime bile emin değilim. 🙂 Bence DSÖ bu virüsü alıp milyarlarca tiryakiye sigarayı bıraktıracak bir formül yapmalı. İnsanlığın sigaradan kurtuluşu ancak bu Kovid virüsü sayesinde olur!

​Bunun dışında kendimi sıfırlama detoksum devam ediyor. Öyle ki bildiğim, deneyimlediğim tüm doğruları ve etikleri sıfırdan sorguluyor ve yapılandırıyorum. Son üç aydır bu hâlet-i rûhiye içinde kendimce menzile varmaya çalışıyorum. Allah yardımcım olsun inşallah.

​Sevgili dostum, benden bu kadar. Bir sonraki mektupta umarım güzel haberler veririm sana. Huzurla, sağlıcakla yat sevgili Nikolayeviç…

Eyyy asemptomatik kişi! Bak Gazali sana ne diyor?

İmam-ı Gazali’nin bir sözü vardır. Der ki Gazali: ” Hayatım boyunca bir çok alimle ve filozofla tartıştım. Ve hepsinden de galip ayrıldım. Lakin bilmediğini bilmeyenle yaptığım hiç bir tartışmayı kazanamadım. Bu yüzdendir ki bilmediğini bilmeyen kimseyle tartışma kazanamazsın”

Gazali’nin bu harika tespiti bana, Kovid adlı virüsü kapıp hiç bir belirti göstermediği için tedbirsiz davranıp herkese virüs bulaştıran cahil katilleri hatırlattı. Ya hu arkadaş bir insan, asemptomatik olmanın ne olduğunu 8 aydır nasıl bilemez! Ya da bildiği halde maske takmaz!

İşte bu sokaklarda maske takmadan dolaşan, uyarılınca da artistlik millete, polise artistlik yapan onlarca dangalak da bu grupta. Ya bilmedigini bilmiyor. Ya da bildiği halde garip bir şekilde psikolojik olarak sorunlu beynini ortaya koyuyor. İkinci gurupta ki dengesizleri haydi anlıyorum. Sorumlular! Peki beynini çalıştırmaya üşenen ve “ben Korona’ya inanmıyorum” deme aptallığını hiç çekinmeden sanki bir meziyetmiş gibi anlatan zeka gerilerine ne demeli!

Gerçi her iki gurupta dayaklık, Fakat bence ilk guruba meşe odunu ile girmek lazım! Odun’a odunla izah etmek lazım işin ciddiyetini. Dayak mayak diyorum diye beni şiddet meraklısı falan zannetmeyin sakın. Sadece Ziya paşa kafası benim ki.. Hakedene hak ettiğini vermek lazım bu konuda ki mottomdur.

Şimdi eyyy asemptomatik kişi! Otur ve düşün Gazali’nin tavsiyesini. Eğer düşünebilecek beynin varsa halâ..