“Evde kal Türkiye” dediler ama depresyona girin demediler!

“Evde hayat var” ya da “evdekaltürkiye” hashtag’lerinden ne anlıyorsunuz acaba?

Ya hu “acil işiniz yoksa çıkmayın, kalabalık yerler hem virüse bulaşma hem de yayma alanlarıdır” demek istiyor bilim kurulu ve devlet.

Çok mu bunaldınız? Oturduğunuz semtte boş alanları tespit edin meselâ. Gece geç bir vakit çıkın evinizin önüne bir 20-25 dakika. Yürüyüş yapın 10 dakika. Ya da ne biliyim doğal yeşil bir alanda oturup bir iki kuş sesi işitin.

Bu salgın elbet bir zaman sonra sona erecek fakat siz depresyona girerseniz kolay kolay çıkamazsınız. Psikolojik anlamda çöküntü insanı öldürmez ama sürüm sürüm süründürür bilesiniz.

Bu salgın da bir çeşit doğal felaket aslında. Böyle düşünün. Depremde nasıl manyak olduğunuzu hatırlayın. Gözünüz sürekli avizede, yoldan araba geçse ve apartmanda ufak bir titreşim olsa ayaklarınızın kapıya koşmaya hazır hallerini hatırlayın.

Sonra naptınız? Tabi ki ufak eylem planları.. Saklanacağınız yerleri belirlediniz önce, sonra ufak bir deprem çantası hazırladınız belki. Böylece sakinleştiniz değil mi?

İşte Sağlık Bakanlığı ve devletin ilgili muazzam kurumlarının gayreti ortada..

İşte Sağlık bakanı Koca’nın liyakati ve güven veren söylemleri..

Hastane eksiğimiz yok.

Personel eksiği yok.

Yatak eksiği yok.

Malzeme eksikliği yok.

Ve en önemlisi kendi test kitimizi yapışımız.. Hatta yapmakla yetinmeyip Amerika’ya 500 bin adet satışımız ( Alkışlanası )

Vakaların ilk görülüşünün akabinde ki ilk hafta da verdiğimiz kayıp çok şükür ki sadece 3 vatandaşımız.

Şimdi ortada bu kadar güzel sonuçlar varken manyak olmayın lütfen!

Ne yapın biliyor musunuz?

Haber kanallarına kısıtlama getirin. Günde 3-4 defa açın sağlık Bakanlığı’nın sitesini ya da bir haber kanalını, bir 10 dakika izleyin. Zaten 10 dakikadan fazlası fuzuli malûm. ( Zaman kaybı bariz )

Kitap okuyun meselâ. Evet genelde yok öyle bir alışkanlığınız biliyorum. Ama deneyin ne olacak. He baktınız olmuyo evde tamirat ya da dekorasyon işlerine verin kendinizi. Evin içinde hep uğraşılacak bir şeyler bulunur. Mesela öğlen uykusu yapın şöyle 1-2 saat. Hem zihniniz hem bedeniniz dinlenmiş olur yalan mı?

Yeter ki şu mevzuyu zırt pırt ölüme bağlamayın. Biliyorsunuz ki zaten hepimiz ölecek yaştayız sonuçta..

Biz de evdeyiz işte..Naapcan?

 

 

Sevgili Lev Nikolayeviç

Biliyorum bana kızıyorsun. Uzun zamandır yazamayışıma ifrit oluyorsun. Ama inan bilerek ihmal etmedim seni. Web sayfamı teslim ettiğim el değişti. O değişim sırasında da ufak tefek sorunlar sebebiyle de yazamadım.

Neyse..

Kardeşim, bir bilsen ne haldeyiz. Panik havası etiketiyle Kovid-19 adında tüm dünyada toplumları kendine esir eden bir virüs’le uğraşıyoruz. Yalnız enteresandır bu salgının yaygarası virüsten daha hızlı ilerliyor. Dolasıyla tüm devletler virüsten çok bu panik atakla uğraşıyor. Bir de şu aşı meselesi var tabi. Bir aşı’yı bulmak zor değil dostum. Aşı’yı dünyaya yettirmek zor. Çünkü üretim aşaması uzun sürüyor. Bu bulaşıcı hastalıkların en babalarıyla sizin toplumlarınız uğraşmıştı biliyorum. Ki senin validen de tüberküloz’dan vefat etmişti yanılmıyorsam. Sonra sende ciğerlerinle ilgili sorun yaşayıp, ayrılmıştın aramızdan. İşte bu Kovid-19 sizin dönemdeki virüsler kadar kuvvetli olmasa da, yaratılan korku iklimi ve bilinçsizlikle, tüm hayatı olumsuz etkiliyor.

Bu arada seninkiler de bu korona virüsle mücadele konusunda fena sayılmaz dostum. Ama kimse kusura bakmasın bizim devlet, dünyada bu virüsle en iyi mücadele eden örnek devlet konumunda..

Ama gel gör ki, Avrupa’da ki bir kaç devlet bu salgını hafife aldığı için ciddi bedeller ödüyor dostum. Başta İtalya ve İspanya bundan nasibini aldı. Bir de Ortadoğu’da İran var tabi. İran neredeyse İtalya’yı yakalayacak, ölüm konusunda..

Başka anlatacak ne var? diye soracak olursan valla bi halt yok dostum. Mektubumun en başında da belirttiğim gibi, TV ve sosyal medya bu salgını koca bir yaratığa dönüştürme derdinde. Sanki Korona karımız/kocamız olmuş, beraber yatıyor beraber kalkıyoruz.

Daha detaylı bilgilere, Korona sebebiyle sizin oraya intikal etmiş yaklaşık 8 bin merhum’dan ulaşırsın artık..