Geçcek de bir gün geçecek.

0
487

Tarkan yeni bir şarkı yapmaya görsün hemen olay olur. Şarkının tutup tutmayacak olması pek mühim değildir. Bu medyanın gözünde Yatkan hep mega star kalacaktır. Çünkü şuan bu medyanın sahipleri Tarkan’ın en parlak dönemlerinde ya yeni ergen ya da gençliklerinin altın çağlarında Tarkan’ı özümsemişlerdir.

Ancak ileride bir zaman gelecek medyanın sahipleri emekliye ayrılacaklar ve Tarkan da geçmişin tatlı hatıralarından biri olacak. Çünkü müzik tarzları değişecek ve yenilenme tüketim alışkanlıkları herşeyi eskittiği gibi megastarı da aynı raflara koyacak. Ancak ben, Geçcek şarkısının müzikalitesinden ziyade siyasi düzlemde yarattığı etkiyi konuşmak istiyorum.

Muhalefetin önde gelenleri şarkıyı doğal olarak sahiplendiler hemen. İktidar cephesi ise rahatsız durumdan. Her yöne çekilebilecek bir şarkının iktidara yönelik dokundurmalarını kabul etmelerini beklemek zaten zor.

Peki neymiş İsmail YK tarzı bu “geçcek” şarkısının sözleri?

Bakalım..

Geççek her şeyin sonu var, bu çile de bitecek

Oh oh şındırgadıp oynayacağız o zaman

O çiçekten günler çok yakında

Dayan çoğu gitti, azı kaldı

Yapma güze, kışa boğma yazını

Yakındır sabrın zaferi

Düştük evet ama kalkmadık mı?

 

Valla şarkıya bakınca öznesini bulmak zor. Evet ortada nefret edilen, istenmeyen bir şey var ama ne? En başta da dediğim gibi, bu özneye herkes istediği kişiyi ve herhangi bir şeyi koyabilir.

Şimdi Tarkan’a sorsanız deseniz ki bu şarkıyı Erdoğana mı yazdın? Tarkan’ın cevabı üstü kapalı ya da flu bir “hayır” olur

E adam açık açık bunu diyemeyecek elbette. Dolambaçlı yoldan muhalif kitleye evet mesajını zaten vermiş. Bu ülkenin insanları hâlâ bir sanatçının siyasete bulaşmasına, taraf tutmasına alışamadı. Oysaki bu durumun hiç bir mahzuru yok. Sanatçıyı zamanında bir memur gibi siyasetten uzak tutmayı kim dayattı bize bilemiyorum. Tam bu noktada aklıma Kılıçdaroğlunun külliyede Erdoğan’ın sanatçılara verdiği yemek sonrası yaptığı yorum geldi. Ne demişti Kılıçdaroğlu: “Yalakadan sanatçı olmaz” Tabi bu yalaka sıfatını iktidara yakın isimleri baz alarak yapmıştı. Sanki iktidara yakın olmak suçmuş gibi.

Oysa o yemekten sonra Kılıçdaroğlu ve Parti’nin önde gelen isimleri başta Tarkan olmak üzere bir çok muhalif sanatçının konserine gitmişler ya da makamlarında ağırlamışlardı. Bu duruma iktidar basını da haklı olarak misilleme yapmışlardı 🙂 Aslında yanlışa yanlış bir tepkiydi bu. İktidar taraflı medya şöyle yaklaşsaydı mevzuya, daha şık olurdu. ” Sanatçı gönül verdiği Parti’ye yakın diye suçlanamaz. Ne cumhurbaşkanına ne de farklı bir siyasi parti liderini desteklemez yalakalık değildir” Biz tüm sanatçıların fikrine ve düşüncesine saygı duyuyoruz”

Ama olmadı olamadı..

Bana göre ise sanatçının tek bir tarafı olamaz. Sanatçı herkes gibi değildir çünkü. Herşeye farklı bakması gerekir. Olayların samimiyetine, estetiğine ve faydasına bakar. Çünkü sanatçı menfaat olarak değil daha bütüncül ve tamamı kapsayabilecek eylemleri sever. Diyelim Tarkan bugün iktidarı sevmiyor beğenmiyor olabilir. Ancak zaman içinde iktidarın olumlu eylemlerini görüp fikir değiştirebilir. Değiştirmelidir de! Bu yön onu satılmış ya da omurgasız yapmaz. Bilakis asıl manada sürekli doğru olanın peşinden gittiğini herhangi bir zümrenin malı olmadığını ortaya koyar. Bir birey, bir kurum, bir cemiyet ya da bir parti sürekli nasıl dört dörtlük olabilir? Olamaz elbet.

Neyse.

Şimdi gelelim Tarkan’ın şarkısının müzik tarafına. Tarkan evvel ahir piyasaya girdiğinden beri kolay ezberlenebilir ve kolay eşlik edilebilir şarkılar yaptı. Üstelik bu şarkı sözlerinin Türkçe’ye yaptığı olumsuz etkileri hiç önemsemeden. Çünkü Tarkan’ı Tarkan yapan olmazsa olmazlardı bunlar.

Ama şimdi ” Geçcek” ( yani geçecek ) ile bu rutin değişti. Çünkü gerek şarkının ritmi ve sözleri alalade,hiç bir esprisi olmayan sözlerden ibaret. Bana biraz muhalefete puan kazandırmak için yapılmış bir parça gibi geldi. Üstelik yukarıda da yazdığım gibi öznesi bir karakutu gibi. Covid virüsüne mi yoksa iktidara mı sesleniyor muamma.

Şimdi gelelim Tarkan’ın bu şarkıyı şimdi yapmasının zamanlamasına.

Sezen Aksu’nun Adem ile Havvanın isminin geçtiği şarkısının yankıları daha yeni söndüğü bir zamanda Tarkan’ın bu şarkıyı patlaması çok manidar geldi bana. Çünkü iktidarın sanatçılara baskı yaptığı algısını oluşturmak için güzel bir method bu. Aynı zamanda bu polemiklerin kaynağı olan sanatçının PR ına da harika bir katkı..

Aynı zamanda bu tip muhalif mantalitede olan sanatçıları seven, destekleyen ve kahramanlaştıran bu siyasi muhalet partileri varken güzel bir fırsat.

Bence şarkı vasat ama yarattığı etki ve polemiklerle birlikte gündem olmayı başarıyor. Sonuç olarak Tarkan kuyuya taşı bıraktı. Kırk akıllı çıkarmaya çalışıyor 🙂 ( siyasiler ve medya )

Bence Sezen Aksu ile başlayan bu gidişat Tarkan’ın da eklenmesiyle moda olup bir çok muhalif sanatçıyı da tetikleyecektir. Yani sanatın her türünde faaliyet gösteren sanatçılar kendi alanlarında iktidara üstü kapalı göndermeler yapmaya devam edecekler. Bu gidişat siyasete herhangi bir katkı sağlamayacağı gibi daha gereksiz bir çok gündem zincirinin de halkası olacaklar.

Dip not : Harbi geçcek nedir yahu? Bari şarkının adını doğru yazıp şarkı içinde geçecek yerine geçcek deseydin. Allah’ım sen eski Tarkan’ı bize geri gönder!

Amin..