Evet, fazla kayıtsız kaldık…

​Kendimizi kandırmayı çok sever olduk. Böylesi en kolayıydı çünkü; biz her defasında en zahmetsiz yolu seçtik. İnsan, yaratılan canlılar arasında zaten en tembel ve en hayalperest olanı değil mi?

​Bir illüzyonist ustalığıyla amaçlarla araçları birbirine karıştırıp, bir de üstüne kendi yalanımıza inanabilmek yalnızca biz insanlara özgü bir yetenek… Kendi ördüğümüz kozanın içinde, dışarıdaki fırtınadan saklandığımızı sanıyoruz; oysa sadece kendi gökyüzümüzü karartıyoruz.

​Peki, bu öz-aldatım bizi nereye götürüyor?

​Cevap: Olmayana körü körüne bağlılığa ve hakikate karşı yapılan türlü sadakatsizliklere elbette.

​Obez olduğunu kabul etmekten kaçınan bir kadının, “Sadece biraz fazla kiloluyum” avuntusuna sıkı sıkıya sarılması bu duruma çok net bir örnek. Ya da bir yarışmaya katılıp varını yoğunu ortaya koyan birinin, elendiği an:

​“Sağlık olsun, ben zaten sadece eğlenmeye gelmiştim.”

 

​diyerek kendi yarasına sahte bir yara bandı yapıştırması da bir başka somut misal.

​Gerçekten, gerçeği olduğu gibi kucaklamak neden bu kadar zor? Hakikati çırılçıplak kabul edemeyişimizin derinlerindeki nedeni hiç sorguladı mı ruhumuz?

​“Kendi yalanlarına inanan insan, kendi içindeki ve etrafındaki hakikati ayırt edemez hale gelir.”

— Fyodor Dostoyevski

 

​Herkesten dürüstlük ve gerçekçilik beklerken, kendimizi kandırma becerimizi gizli bir başarı mı saydık yoksa?

​Olanı olduğu gibi kabul edebilmenin getireceği o acımsı ama iyileştirici iç huzuru doya doya tadamadık ne zamandır, farkında mısınız? Çünkü kabulleniş, acı bir ilaç gibidir; yutarken boğazı yakar ama zihni ve ruhu sağlığına kavuşturan tek şeydir.

​“İnsanları rahatsız eden şey, olayların kendisi değil; o olaylar hakkında besledikleri fikirlerdir.”

— Epiktetos

 

​“Kendini kandırmak, tüm aldatmacaların en kolayıdır; çünkü insan, neye inanmak istiyorsa onun doğru olduğuna kolayca ikna olur.”

— Demosthenes

 

​Haydi gelin, bugün kendimize karşı biraz daha cesur ve gerçekçi olalım. Bakalım hakikatin o keskin ama özgürleştirici ışığını kendimize kabul ettirecek kararlılığa ve erdeme sahip miyiz?

Tavsiye Edilen Yazılar