Barış Manço “adam olacak çocuk” yarışmasını bugün yapacak olsaydı..

0
3160

Rahmetli Barış Manço, “Adam olacak çocuk” yarışmasını bugün yapabilseydi keşke.. Gerçek “büyümüşte küçülmüş” sözünün hakkını bugünkü çocuklar ciddi anlamda veriyorlar çünkü..

Manço’nun dönemindeki çoçuk kapasiteleri ile günümüz çocuklarının arasında bariz uçurum kadar fark var. O dönemin çoçukları, bildiğin çocuktu. Saf, hafif çekingen, az biraz doğaçlama yapabilen, yalnız çocuk şarkıları söyleyebilen ( o da yarım ağız ve sonu bir türlü gelmeyen ) Anne babaya tamam diyen diyen, erkenden yatan, sütünü içmeyi ve diş fırçalamayı ihmal etmeyen, sabah kahvaltıda yumurtasını yiyen, trafikte arabada arkada oturup emniyet kemerini takan ( ki bugün artık çocuk oto koltuğu var isofix’li hem de ) yemekte, ıspanak, karnıbahar yiyen ve bir kaç şarkı ezberleyen birbirinin benzeri çoçuklar..

Ya günümüzdekiler?

2 yaşında çatır çatır konuşabilen, 10 şarkı bilen, 20-30 a kadar sayabilen, tablet ve telefonda oyun oynayan, internette sörf yapabilen, koca insan gibi hazır cevap verebilen, istediğini yiyip istemediğini yemeyen, elbisesini ve oyuncağını kendi seçebilen tabiri caizse canavar çocuklar..

Peki bu nasıl oldu? Yani 30 yıl öncesi ile 30 yıl sonrasında ki çoçuklar arasındaki fark ne? Uzmanlar bu farkı şöyle açıklıyor :

Sürekli gelişen bilim ve teknolojinin etkisiyle daha hızlı öğrenen çocukların IQ seviyesi artıyor. Zaman ilerledikçe hem eğitim hem de sosyal alanda daha fazla engelle karşılaşan çocuklar, bu sayede problemleri kısa zamanda çözebilme yeteneği kazanabiliyor. 

Tabi bu durumda bir takım uzmanlarda, bu IQ gelişimin biz ebeveynlerin günümüzdeki yoğun bilgi ve teknolojik seviye akışının çocuğa kalıtsal olarak geçtini iddia ediyor. Bu bana da çok mantıklı geliyor. Gerekli gereksiz bir sürü bilgiyle dolan belleğimiz, yaşadığımız sorunlarda çözüm üretebilme yetimizi ciddi anlamda güçlendiriyor.

Bir de Flynn etkisi var ki,bu araştırma zaten tüm olayı açıklıyor. Peki nedir bu Flynn etkisi ?

Bu araştırma,Yeni Zelanda Otago Üniversitesi Öğretim Üyesi James Flynn, 1980’lerde aralarında ABD, Almanya ve İtalya’nın da bulunduğu 14 ülkede yaptığı bir araştırma. James Flynn bu araştırmayla IQ puanlarının giderek arttığını ortaya koymuş. Akademik çevreler tarafından Flynn’ın bu saptamasına ‘Flynn etkisi’ adı verilmiş. Araştırma, ülkelere göre farklılık gösteren IQ puanlarının her kuşakta 5-25 puan artış gösterdiğini ortaya koymuş.

Yani şu an da bizler belki de bizden daha zeki çocuklara sahibiz. Bu durum harika bir şey gibi görünsede, aslında ciddi bir dezavantajı beraberinde getiriyor. Çocuklar IQ olarak üst seviyede fakat EQ yani duygusal zeka olarak zayıf. Dünyayı tamamen zeka ile yaşamak mantıklı fakat  insan olmanın olmazsa olmazlarından olan inanç, ahlâk, empati, acıma, saygı ve sevgi gibi kavramlarına uzak olmak, insanı mutsuz ve tatminsiz bir hayatı yaşamaya zorladığı artık çok açık bir gerçek..

Uzmanlar duygusal zekayı : Bireyin güçlü ilişkiler kurması, başarılı kariyer ve kişisel hedeflere ulaşmasında yardımcı olması olarak tanımlıyor. Duygusal zeka (EQ), aslında bir stresi azaltmak için olumlu şekillerde duyguları yönetmek, etkili iletişim, başkalarıyla empati, zorlukların üstesinden gelme, çatışmayı etkisiz hale getirme yeteneği. Ve bu yetenek de aynı IQ gibi geliştirmiye muhtaç.

Şimdi düşünüyorum da. Barış Manço bu programı tekrar yapsa sanırım yalnızca 2 ve 3 yaş grubu bile bizi şok etmeye yeterdi. Programın adını da ” adam olmuş çocuk” koyardı kesin 🙂  Ah Barış abi keşke gelsende, yapsanda izlesek seni..

Mekanın cennet olsun..