
“Alıştığınız her şey, sizin için,doğada zehirli olup olmadığını bilmediğiniz bir mantar kadar muâllak..”

“Alıştığınız her şey, sizin için,doğada zehirli olup olmadığını bilmediğiniz bir mantar kadar muâllak..”
Modern dünya bizi sürekli hızlanmaya ve tüketmeye zorlarken, biz kelimelerin ve sessizliğin gücüne sığınıyoruz. "Edebi Şeyler" arasında insanın özünü ararken, "Popüler Kültür" köşesinde çağın cilalarını ve yapay gündemlerini ince bir ironiyle tiye alıyoruz. "Serbesti" alanında ise yönümüzü tamamen günlük hayata çeviriyor; haber bültenlerinin yarattığı paniklerden magazin paradokslarına, dilden sinemaya kadar hayatın içindeki izafi meselelere kendi penceremizden bakıyor, hatta bazen o pencereden arada kibarca sövüyoruz. Ne modern çağa tamamen sırtımızı dönüyoruz ne de onun sunduğu her şeyi çok ciddiye alıyoruz; sadece bir kedinin merakıyla dünyayı izliyor ve sorguluyoruz. Çünkü biliyoruz ki, klişelere ve hayatın gürültüsüne karşı en güçlü kalkan biraz derinlik, bolca ironi ve özgür düşüncedir.
Ve son olarak biz artık biz değiliz. "Biz" dilinden anlamayan yığınlarız. Dünya dediğimiz yer ise, içi tüm değerlerden arındırılan ve uzayda kendi halinde boşa dönen bir küre. Ve ne yazık ki artık fesleğenler sivrisinekleri kovamıyor...
-Tevfik Sadi-