
Yıllar Sonra Gelen Aydınlanma: Yalnızlık Özgürlüğün İki Hırçın Kanadıdır.
Gençlik yıllarımda ağırlıklı olarak ritmine kapıldığım bir şarkının, yıllar geçip tecrübe kazandıkça aslında ne büyük bir derinlik barındırdığını fark etmek gerçekten çarpıcı. Hande Yener’in yorumuyla zihnime kazınan o parçanın sözleri, hayatın süzgecinden geçtikçe bana bambaşka bir pencere açıyor.
Mete Özgencil bu dizeleri yazarken acaba neler hissetti?
Yalnızlık özgürlüğün iki hırçın kanadıdır. Biri kavuşmaya hasret, kendinden bile uçkun, diğeri kaderden ayna, mecburen çırpınmakta. Birinin aklı yerde ise, diğerinin aklında yer. Ne ortada şaşkın bir beden; kanat mı ben, ben mi kanadım? Biraz evvel alçak uçtum, çarpışsaydık anlardım. Korkmaya cesaretim yok, yer kandırmaz uçarım.
Erich Fromm’un da işaret ettiği o anlam arayışı ve sevgiyle bütünleşen huzur, tam da bu olgunlaşma evresinde bulduğum o değerli dinginliktir. Artık boş kelimelerle vakit kaybetmek yerine, her cümlenin gerisindeki o hakikati ararım; tıpkı hayata bakışımın değiştiği gibi.




