Anadolu insanını yaşatabilmek..

0
209

Atam sen ölmedin
Toprağa gömülmedin,
Bil bakalım nerdesin 
Minicik kalbimdesin

İşte bu şiirin sadece ilk dörtlüğünü okuduğuna şahit olduğumuz bir evladımızdı o. Daha öncelerden de izlemiştim aslında fakat, bu gece youtube de tekrar denk gelince duygulandım yine. Yalnız duygulanma sebebim okuduğu şiir değil, o hali ve video sonunda hakettiği alkışlar karşısındaki ” ben iyi bişiy yapıyorum” duruşu oldu.

Tüm samimiyetiyle, içten ve etkili hitabıyla Atatürk’e güzel bir şiir gönderen şu aslan parçasını, sizlerde eminim bir yerlerde ve bir şekilde görmüşüzdür daha önceleri sosyal medyada. Çok sempatik de bulmuşsunuzdur elbette.

Fakat o bakımsız, eski elbiseleriyle, ağzının çok az bir bölümüne tutunmayı başaran az sayıdaki dişleriyle ve sol burun deliğinden sızıp üst dudağına doğru yol bulup inmiş sümüğüyle, ne içler acısı bir haldedir bir yandan..

O an çevresinde bulunanların “aferim çoçuk” diyerek alkışladıkları bu çocuk, acaba neden bu halde diye, kaç kişi düşünmüştür içinden? Garip bir anadolu çocuğunda gördüğümüz bu samimiyeti, acaba neden, marka ve kaliteli elbiseler içindeki bir zengin aile çocuğunda da göremiyoruz diye de kurup çakmışlığım da vardır.

Bu ülke için en çok ve en büyük mücadeleyi veren, Atatürk’ün “köylü milletin efendisidir” övgüsünü alabilen anadolu insanı, neden 100 yıldır hep gariban, hep en fakir kesimi oluşturur?

Anadolu insanının çocukları, zengin kentli ailelerin çocuklarına oranla daha milliyetçi ve dindardır?

Her sene en fazla bir iki haber kanalında çıkan, hem çobanlık yapıp hem de üniversite kazanmış gençlere bakınca gurur duymamızın sebebi nedir? Bu sistemin içinde, akranları kadar alamadığı eğitim ve ailesinin destekleyememesinin çaresizliğinde elde ettiği başarıya bakıp kutsamak için mi?

Ya da bu çocuk gibi binlerce evladımızı ihmal ettikten sonra, kendi başına bir şekilde başarılı olmuş çocukları destekleyeleyerek vicdanımızı mı rahatlatmaktır arzumuz?

Bu aslan parçası, bu güzel içten şiiri paylaştıktan ve sosyal medyada meşhur olduktan sonra acaba o akan sümüğü silmişlerdir bir peçeteyle? Orada ki kaç kişi o takdirle çocuğu alıp bir giyim mağazasına götürüp üst baş ve yeni kıyafetler almıştır?

Ve en önemlisi bu güzel çocuk, şimdi nerededir ve tahsil durumu nedir sorusu, şimdi düşündüğüm..

Allah bizi mazluma, yoksula, öksüz’e yetim’e sahip çıkan samimi insanların grubuna dahil etsin inşallah..