
“Yepyeni” Bir Eskilik Öyküsü
Siyasette yeni bir oluşumun sahneye çıkması, sunduğu vaatler kadar ismi ve görsel kimliğiyle de dikkat çekiyor. Ancak geçtiğimiz günlerde kurulan “Yeni Parti”nin ismi —zamanla eskiyeceği için— beyinlerde bir çelişki yaratacak gibi duruyor. İsim yeni olarak devam edecek ama parti eskidiğinde, bu durumun algısal bir uyumsuzluğa yol açması muhtemel olacak sanki.
Logo tasarımının bu kadar benzemesi, hem tanıdık bir markanın algısına oynayarak hızlı bir aşinalık ve güven hissi uyandırmak hem de geleneksel semboller yerine modern ve dinamik bir imaj çizme çabasının bir yansıması gibi. Dijital çağın hızına ayak uydurarak, özellikle genç ve internetle iç içe olan seçmenlerin gözüne girme hedefi de bu tercihte rol oynamış olabilir. Bence, sıfırdan bir şey üretmek yerine hazıra konmak, partinin yenilikçi olduğunu göstermek yerine aksine özgürlükten uzak bir algı yaratıyor ve eleştirilerin odağı oluyor.
Bunun yerine, partinin temel ilkelerini yansıtan bir isim ve güçlü bir metafor bulsalardı, seçmenler için daha köklü ve sıcak bir etki yaratırlardı. Ben olsam asla “yeni” ismini tercih etmezdim.
E madem yetkililer son kararlarını vermişler, bize de çok bir şey dememek düşer. Yeni bir parti olan ama aslında yeni olmayan, eskinin güncelleme almış hali olan “Yeni Parti”, sevenlerine hayırlı uğurlu olsun tabii, ülkemize de… İnşallah kuruluş hedeflerine uygun riayet eden, güven veren bir parti olur ümidiyle diyelim.






