İyiliğin Kalbine Yolculuk: Adı İhsan, Kendi Kayıp

İhsanın ne demek olduğunu biliyor musun? Yani bir ismin dışında, evet ihsan bir isim ama aynı zamanda iyilik demek. Gün içinde, hayatımızın akışında, belki de hiç duymadığımız bir kelime ihsan… Biliyorum, ilk duyuşta biraz ağır ve ciddi gelebilir ama aslında tamamen samimiyetle ilgili. İnancımıza göre ihsan, her yaptığını Allah görüyormuşçasına özenle ve güzelce yapmaktır; yani sadece ibadetleri değil, sokaktaki bir kediye yardım ederken bile aynı hassasiyeti taşımaktır.

​Peki, neden etrafımızda bu kadar ihsanı eksik insan görüyoruz? Çünkü bazen şekilsel şeylere çok takılıp işin ruhunu, o samimiyet kısmını unutuyoruz. Oysa gerçek ihsan, bizim çabamızın ötesinde Allah’ın bize verdiği bir lütuftur; O kalbi güzelleştirdiği zaman, ihsan da doğal olarak hayatına yansır.

​İşte tam bu noktada o ironi devreye giriyor. Bazen sadece adımız İhsan oluyor ya da yaptıklarımızı sadece şeklen yapıyoruz. O zaman işte o güzellik kayboluyor, tabelada var olan şey vicdanımızda bulunmuyor. Gerçek ihsanı yaşamak istiyorsan, o ruhu kaybetmemeli, her anını bir ibadetmiş gibi samimiyetle doldurmalısın.

​Kısacası, mesele sadece bir kelime söylemek ya da görev icabı hareket etmek değil. Kendine şu soruyu sorabilirsin: “Benim ihsanım sadece bir etiket mi, yoksa kalbimde yaşayan o samimi duygunun bir yansıması mı?” Gerçek ihsan, o samimiyeti koruduğun sürece hayatında parlamaya devam eder bence..