Sanata vurulan tekel..

0
265

Türkiye’de sanat’ı yüzyıllardır elitler, Avrupa çakması burjuvazi ve güçlü zengin etnik azınlıklar sahiplendi. Fakat yalnızca ve sadece belli başlı sanat dallarını. Klasik müzik, tiyatro, resim, heykel ve opera gibi. Sonra tekkellerine aldıkları bu sanatları,sanki dindar ve muhafazakar insanlar beceremezmiş ve icra edemezmiş gibi bir algı oluşturdular. Amaçları hem İslam’ı küçümsemek hem de kendi üst sınıflarına özel bir keyif dairesi oluşturup, bundan kâr sağlamaktı. Farklı ve üstte olmak için sadece onlara özel dallar olmalıydı bunlar.  Nitekim istedikleri de oldu. Ve sonunda bu sanatlar elitizm’in elinde sözde Atatürkçülükle özdeşleştirilerek, ilaveten laik, demokratik ve çağdaş gibi sıfatlar yine kendi tekellerine alındı. Bu tekelci zümre ise bugün, muhafazar kesimi ve savunduğu değerleri basit göstermekle meşgul oluyor.
Ama  çok şükür ki edebi anlamda, son 3 yıldır ciddi atakta islami entellektüel çevre. Özellikle sosyal medya ve dergicilik alanında sol cephenin klasik ve aynı yerde ezbere dolaşan edebi anlayışının çok üstünde.
Cins, izdiham, telmih bu derginin en başında geliyor. Bunlar gelecek açısından bana umut veren işler kültür adına ne mutlu. Umarım diğer el konulmuş sanatlarda da aktif olur dışlanan İslami kesim. Dindar bir opera sanatçısı, ünlü müslüman bir ressam. Ya da heykelde çığır açan bir dindar bir vatandaş..

Neden olmasın?