Refikayı seviyoruz çünkü?

0
402

Refika Birgül..

Son dönemin en çok parlayan şeflerinden. Samimi ve doğal tavırları ile bir çok insanın beğenisini alan bu tombik abla, hem Tv’de hem de sosyal medyada hayran sayısını arttırmaya devam ediyor.

Bu bol samimiyetli ve doğal tavırlara sahip insanı, yemekle uğraşmak istemeyen, üşenen, binlerce insanı şevklendirdiği çok açık ve bu durum  artık herkesçe kabul ediliyor. Kolay ve hızlı tarifler noktasında tüm meslektaşlarının önüne geçme başarısı ise takdire şayan Refika’nın. İzleyenlerini hiç sıkmadan verdiği tarifler çok pratik gerçekten.

Dikkat ederseniz, Refika Birgül’den bahsederken adını ve soyadını birlikte kullanmıyoruz. “Refika” deyip bitiriyoruz. Bunda Refika’nın samimi hallerinin ve bize yakınlığının rolü çok büyük..

Refika, 19 Mayıs 1980’de İstanbul doğumlu. Annesi Kıbrıslı, babası Nevşehir’li. Doktor bir ailenin çocuğu olarak doğmuş.  Tahsilinin ilk zamanları Hamdullah Suphi Tanrıöver İlköğretim Okulu, Robert Koleji’nde geçti. Refika lise yıllarında siyah beyaz fotoğrafçılığa uğraşmış. Matematik ve fiziği birleştirerek bir dans projesi hazırlamış. Refika sonra psikolojiye merak salmış lisans eğitimini Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlamış. Sonra bir rüzgar esmiş ve kendini Londra’da bulmuş, London Business School’da liderlik eğitimi almış. Yalnız burada Refika’nın kendini arayışlarına dikkat çekmek istiyorum. İnsanın ne olmak istediğine karar vermesi, bir çok deneyim ve hatadan sonra meydana çıkıyor. Fakat bu konuda toplumun %80 i Refika kadar şanslı ve cesur değil. Çünkü bu arayışlar hem ciddi bir maddi imkan ve zaman gerektiriyor. Yani herkesin yapabileceği bir iş değil.

Neyse.. Sonra Refika Üniversiteye devam ederken Yavuz Turgul’a ait olan Medina Turgul reklam ajansında çalışmaya başlıyor. Reklamcılıktan keyif alınca Birgül, okulu bırakmaya karar veriyor. Sonra bundan da vazgeçip VoIP ( voice over internet protocol) alanında kendi işini kurmaya yöneliyor. Refika, gelen her rüzgara kendini bırakmaya devam ederken kendini İstanbul Bağımsız Filmler Festivali ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (IKSV) organizasyon bölümünde görev almış halde buluyor. Rüzgarlar dinmiyor Refika’nın hayatında, Daha sonra bir özel Hastane bünyesinde üst düzey yönetici ve genel müdür olarak çalışıyor..

Mutfağa tam olarak girişi ise, Londra’ya akrabalarını görmek için gittiğinde damak zevki daha bir gelişmesiyle başlıyor. Farklı yemekler arayan Birgül, yemeklerde farklı denklemler ve sentezlemeler aramaya başlıyor. Bir yemek kitabı çıkarıyor. Ardından kendine bir yemek atölyesi kuruyor. Ve o günden sonra Refika, ödül üstüne ödül, ünvan üstüne ünvan toplamaya başlıyor. Böyle bir kariyerin geldiği nokta da, Refika’nın hayatının kalan bölümünde şef olarak kalacağına kimse ihtimal veremez bence:) Refika daha 38 yaşında. Allah ömür verir de bir bu kadar daha yaşarsa, eminim daha bir çok rüzgara kendini fütursuzca bırakacaktır. İnsan bu, başardıkça kendini daha zor hedeflere ve sancılara bırakmaya yeltenmekten geri duramayan tek canlı.

Refikayı severek izliyoruz. İzlemeye devam edeceğiz. ( Bu arada Refika’nın mozaik pasta tarifini denedik muhteşem oldu. Tavsiyemdir..)