Ne cüretle “Ben” dersin? / Stefano E.D’Anna

0
555

“Ne cüretle ‘BEN’ dersin?”

Benim dünyamda ‘BEN’ bir küfürdür. ‘BEN’ içinde taşıdığın ayrılıktır..
‘BEN’ senin yalanlar ordundur.
Kendi ‘küçük ben’lerinden birini her söyleyişinde yalan söylüyorsun.
Ancak yaşamının efendisiysen bir iraden varsa ve kim olduğunu biliyorsan ‘BEN’ diyebilirsin…

“Bundan böyle sakın ‘BEN’ deme, yoksa buraya bir daha asla dönemezsin!
Kendini gözle.
Kim olduğunu bul!
Kalabalık içinde bir ‘BEN’ olmak, gerçek dışı, kaçışı olmayan, kendi kendine yarattığın sahte inançlar ve yalanlar sisteminin tuzağına düşmek demektir.

Bir bütün içinde olmamanın eksikliği, insanı cehalet, korku ve kendi kendini imha etmeye mahkûm eder ve onu hastalıklara, çöküşe, saldırganlığa, acımasızlığa ve dış dünyada savaşmaya kadar götürür.

Dünya, senin onu düşlediğin gibidir, o bir aynadır.
Dışarıda düşlediğin dünyayı, yarattığın kendi dünyanı bulursun..
Dışarıda kendini bul!
Git ve kim olduğunu gör…
Diğerlerinin, senin içinde taşıdığın yalanın, uzlaşmanın, cehaletinin yansıyan görüntüleri olduğunu keşfedeceksin…

Beter bir dünya yaratıyorsun, sonra da kendi yarattığın şeyden, kendi eserinden dehşete düşüyorsun. Dünyanın nesnel olduğunu düşünüyorsun…
Oysa dünya senin onu düşlediğin gibidir.
Değiş… ki dünya değişsin.

Git, dünyaya gir ve bunları kabullen… Kendi içindeki yoksullarla, zorbalarla, toplum dışına atılmışlarla tanış.
Onları kabullen!
Sakın onları görmezden gelme ve sakın suçlama.

Dünyana teslim ol.
Git ve yarattığın şeyi bilinçli olarak kabullen: bir dünya, sabit, cahil bir dünya… ölü.

Bir kişinin gücü, kendine sahip olmasında ve aynı zamanda kendisine teslim olmasında yatar.

Stefano E.D’Anna