Geçenlerde internette şöyle bir nostalji sayfalarında geziniyim derken karşıma Gremlins çıktı. Küçükken bu filme bayılırdım; o sevimli, tüylü Gizmo‘ya hayran olmamak elde miydi? Ama son zamanlarda kafayı biraz gizli narsistlere takmış durumdayım, sürekli bu konuyla ilgili araştırmalar okuyor, makaleler karıştırıyorum. Nostalji sayfasına bakarken bir anda o iki kare yan yana geldi ve kafamda tuğlalar üst üste oturmaya başladı: Bu film ve o meşhur dönüşüm, gizli narsistlerin ruh halini resmen birebir anlatıyor!

​Şimdi durun da bir düşünün, dışarıdan baktığınızda o kadar tatlı, zararsız, mağdur ve hassas durur ki bu insanlar… Tıpkı o masum Gizmo gibi. Etrafındaki herkes “Aman ne kadar kibar, kendi halinde, kimseye zararı dokunmaz” diye düşünür. Dış dünyaya karşı o kusursuz, melek maskesini asla düşürmezler. Zaten işin en çıldırtıcı kısmı da bu; dışarıdaki herkes onları hayranlıkla izlerken, siz kalkıp “Bu adamda/kadında bir tuhaflık var” deseniz koca dünyada kimseyi inandıramazsınız.

​Ama mesele şu ki; eve kapıdan girdikleri anda, o kurallar bozulduğunda ya da ufak bir tetikleyiciyle birlikte o sevimli maske bir anda düşüyor. Tıpkı gece yarısından sonra beslenen o sevimli Mogwai’lerin kabuk değiştirip, tıpkı elebaşı Stripe gibi o korkunç, yıkıcı, kinci ve hırçın yaratıklara dönüşmesi gibi, içerideki o gerçek yüz ortaya çıkıveriyor.

​Açık narsist en azından dürüst, her yerde aynı; kibri de öfkesi de gözünün önünde, herkes ne olduğunu ilk andan anlıyor. Ama gizli narsistin o Stripe misali canavarleşen yönü sadece kapalı kapılar ardında, evde, en yakınlarına, aynı çatı altında yaşamak zorunda kalanlara saklanıyor. O yüzden en büyük yıkımı, en derin ruhsal yorgunluğu dışarıdakiler değil, hep evdekiler yaşıyor.

​Vallahi internette gezinirken gördüğüm o nostaljik fotoğraf bana insanın iki yüzlülüğünü bundan daha iyi anlatamazdı dedirtti. Siz de çevrenizde böyle Gizmo gibi görünüyormuş gibi yapıp aslında gece yarısı birer Stripe‘a dönüşenlerle karşılaştınız mı?

Tavsiye Edilen Yazılar