Beyazlaşan saçlara, yaşlılıktan ziyade,bir olgunluk ve tecrübe tescili nazarıyla bakmak lazım..

0
772

Yanılmıyorsam tatil öncesi bi programda bahsetmişti Okan. “Saçlarımı boyatıyorum.Arada da böyle kısaltıyorum” diye bir açıklamaydı. Hatta programda konuğu da ünlü bir Berberdi.

Az önce Okan’ın programına denk geldim. ( Muhabbet Kralı ) Ve gördüm ki Okan saçlarını boyatmayı bırakmış. İyi de yapmış. Çünkü, bu güzel görünmek için yapılan her müdahale,insanın doğallığının içine ediyor. Okan da bunu farketmiş olacak ki,kırların neredeyse tamamını kapladığı saçlarını,milyonlarla paylaşmış..

Tabi bu halinden memnun olmayan kesimler de olmuştur mutlaka. Okanı sürekli simsiyah bir kafayla görmek isteyenler..

Ama onlar da zamanla alışacaklar bir şekilde. Sonuçta yaşlanıyor insan. Bunu durdurmak mümkün değil,sadece belli rütuş ve boyalarla gizleme çabalarına sığınıyoruz.

Aklıma İbrahim Tatlıses geldi şimdi. O da sürekli boyayla çıkardı ekranlara. Ta ki uğradığı o saldırıya kadar. Sonradan sahnelere veda ederek boyaya son verecek sandığım Tatlıses,boyaya devam ediyor meselâ halâ..

Yine şimdi aklıma bir isim daha geldi. O da Mustafa Keser..

Keser’i çocukluğumdan beri, bir mendil,bir ben,bir de simsiyah saç ve bıyıkla tanırım. Ayrılmaz üçlüdür bunlar ve Musrafa Keser’in değişmez imajıdır. Keser’i şu hayatta,boyasız bir saçla gören olmamıştır kanaatindeyim. Ve inanın ki bu durum Keser 100 yaşını görse bile ( Allah uzun ömür versin )değişmeyecek..

Neyse..

Okanın tamamen doğal imajı hayırlı olsun diyorum tekrar..

Dipnot: Muhabbet Kralında yine önemli bir konuya değindi Okan,konuklarıyla.. Programın konusu şiddetti. Sohbet sonucunda çıkan sonuçlar ise şöyleydi :

Medyada ki diziler şiddeti işleyiş biçimini değiştirmeli. ( özendirici olmamalı ) Erkek ve kız çocuklarına yaklaşımın içinde,tipik sosyolizm kurallarından ve uygulamalarından vazgeçilmeli. Erkek adam ağlamaz,kızlar ağlar. Ya da erkek çocuğun öfkesini ve sonucunda gösterdiği sertliği normal karşılamamak gibi..