Gezinti, Yahya Kemâl Beyatlı

Kandilli’den Çubuklu’ya çıltık gezintiye
Yalnız kürek sedası gelen bir kayıktayız.
Bizler mi vakti hoşça geçirmekteyiz bugün?
Şüphem budur:Vakit mi geçirmektedir bizi?
Zihnim neden kapıldı bu sonsuz düşünceye?

Bir yanda boşluğunda hudud olmayan sema;
Bir yanda daima uzayıp bitmeyen zaman.
İnsan bu tezad içinde fikirler mırıldanır.
Bazen çöküntüler ,kırışıklardan ürkeriz,
Bazen de neş’esizce:’Vakit geçmiyor’ deriz.

Silkin ve sakin ol! dedim avare gönlüme,
Artık kederli hisleri bir bir at içinden at!
Eylül ferahlığında giderken Çubuklu’ya,
Geçmiş,geçen veya gelecek vakti duymadan,
Aheste çek kürekleri mehtab uyanmasın!

Gedik Ahmet Paşa’ya Gazel / Yahya Kemal Beyatlı

bâd hükmün sürüp enfâs-ı mesîhâ’ya kadar
bâdbân açtı zafer sâhil-i a’dâya kadar

çıktı otranto’ya pür-velvele ahmed pâşâ
tûğlar varsa gerektir kızılelmâ’ya kadar

ra’d-ı tekbîr kopup gitmelidir bank-i ezan
dâr-ı küffârda meşhûr kenîsâya kadar

gark-ı nûr olmalı îmân-ı muhammed’le firenk
bu sefer rim-papa’dan hazret-i îsâ’ya kadar

olsun ilhâm edenin rûhuna bir tuhfe kemâl
şehper açsun bu gazel cennet-i âlâ’ya kadar