Bu apartmanda herkes masum..

Bu apartman halkı hep yaralı..

Masumlar apartmanı dizisinden bahsediyorum. TRT yine harika bir diziyle geri döndü kış sezonuna. Yeni dizi Masumlar Apartmanı, Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun “Madalyonun İçi” romanındaki gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek hazırlanmış.  Masumlar apartmanı senaryosu ilk bakışta çok sıradan görünen, fakat izledikçe seyirciyi derinlere çeken mükemmel duygusal bir dizi. Her dizide mutlaka bir aşk hikayesi vardır. Ancak bu aşkı çok göklere çıkarmadan, diğer bir çok duygu ile dengelemek zor iştir. Hayat, bir çok farklı duyguyu insanlara hiç bir sıra gözetmeksizin yaşatan ucu bucu olmayan bir serüven gibi.  İşte bu yüzden dizinin yönetmeni aynı zamanda oyunculuk da yapan ödüllü yönetmen Çağrı Lostuvalıyı ve dizinin yazarı Deniz Madanoğlu’nu kutluyorum.

Replikler, oyuncu ve canlandırdıkları karakter olağanüstü örtüşmüş. Başrol için belirlenen oyuncular Farah Zeynep Abdullah ve Birkan Sokullu uyumu mükemmel. Safiye karakterini harika oynayan Ezgi Mola ve Gülben karakterini canlandıran Merve Dizdar harika oyunculuklarıyla eminim ki diziyi finale kadar taşıyacaktır.

Aynı zamanda senaryonun gidişatına bakılırsa, dizinin her yeni bölümünde bir karakterin geçmişi didik didik edilerek gözler önüne serilecek.

Yine bu dizinin ilgi çekici yanlarından biri de, insanların karakterlerinde geçmişlerinde, daha doğrusu çocukluklarında sürekli günah keçisi ilan edilmeleri..

Küçüklüğümüzde yaşadığımız belki bir çok belki tek bir travmanın sonuçlarını, tüm hayatımız boyunca, sırtımızda taşıyor oluşumuz ne acıdır. Dizinin son bölümünde … Karakterinin de dediği gibi ” Çocuklar anne babaların kusurudur” sözüne atıfta bulunması, dizinin ne kadar sağlam bir kurgunun üstüne oturtulduğununda göstergesi.

Diziyle ilgili bir başka dikkatimi çeken şeyde. Dizinin pskiyatrisler tarafından da izlenmesi. Kırmızı oda’dan sonra masumlar apartmanı da takibe alınmış. Safiye’nin durumu gerçekten içler acısı. Çocukluk travmalarını her an dakika yaşayan bir insanın içine düştüğü durum, gerçekten üzücü. Dizide ki Safiye gibi belki binlerce insanla bir arada ama farketmeden yaşıyoruz aslında. Fakat herkes bir şekilde gizliyor bu taraflarını. Bakalım dizinin yeni bölümlerinde hangi gizli kalmış acılara şahit olacağız..

TRT “Uyanışla” geri dönüyormuş. Sevindim tabi

Kim ne derse desin, dönem dizisi deyince TRT’nin eline kimse su dökemez. ( Muhteşem yüzyıl dizisi ve Bir zamanlar Çukurova istisnadır ) Bu gelenek son 30 senedir hiç değişmedi. TRT, malumunuz Diriliş Ertuğrul ile bu alanda raiting’leri alt üst etmişti. Gerek senaryo, gerekse başrol oyuncuları tercihi muhteşemdi. Kast ve kurguda cuk oturmuştu diziye. Ardından dizi aynı formatla ATV’ye Kuruluş Osman olarak transfer olmuştu. Ben Kuruluş’un Diriliş kadar izleyici yapamayacağı tahmininde bulunmuştum. En başta Burak Özçivit ismi ve kast bana çok popüler geldi. Ardından senaryo ve efektlerin Diriliş dizisinden pek farklı olmayacağını söylemiştim. Bugüne baktığımda tahminlerimin doğru çıktığını söyleyebilirim. Kuruluş Osman dizisi, çıtayı yükseltmek yerine Diriliş Ertuğrul’u taklit edince yerinde saydı.

Ve işte TRT de bu yerinde sayışı farkettiği anda düğmeye bastı. Ertuğrul tadında ve Selçuklu dönemini anlatacak harika bir dönem dizisi hazırlıklarına başladı 2-3 ay önce. Başta Nizam-ı Alem ismi verildi diziye. Sonra baktılar ki bu isim, ağır ve daha çok Osmanlı dönemini çağrıştırıyor, vazgeçildi. Onun yerine Uyanış Büyük Selçuklu ismi daha uygun görüldü. Ki bencede harika oldu bu isim. Çünkü Ertuğrulgazi ile başlayan Selçuklu hayranlığımız, bu isimle yaşamaya devam ettirilecekti.

Bilirsiniz bir film ya da dizi yayına girmeden önce harika tanıtım fragmanları yayımlanır ilk önce. Kitle heyecanlandırılır. Fakat dizi yeterli kalitede değilse, devamında verilecek tanıtımlarda ayakta tutmaz diziyi. Kuruluş Osman’a kesinlikle kötü diyemem. Fakat bu diziyi izleyenlerin çok büyük bir bölümünün diziyi, Ertuğrul’un mirası olarak izlediğini biliyoruz. Mesela bende diziye başta o mirasa sahip çıkmak için bakmıştım bir iki bölüm. Fakat sonra bıraktım. Açıkçası beni doyurmadı.

Ve şimdi Uyanış Büyük Selçuklu dizisine güveniyorum. Bir kere başroller çok iyi ve çok medyatik olmayan oyuncularla dolu. Oyunculukları hem çok şeyler vadeden hem de duayen olma noktasına ulaşan isimlerden kurulmuş.

Dizinin senaryosu ise Ertuğrulgazi’nin senaristi de olan bir isme, Serdar Özonolan’a emanet. Bir kere dizinin fragmanı bile kurgu ve görüntünün Kuruluş Osman”ın çok üstünde. Sanırım bu fragman ATV ye soğuk terler döktürmeye yetmiştir. 🙂

Dizi 28 Eylül’de başlıyormuş.E çok bişiyde kalmadı aslinda. Vatana millete hayırlı olsun yeni kahramanlarımız 😉