Osman Erim Naiboğlu’nun “Edebiyat edeb’in en hayırlı evladı ve diğer kardeşlerinin de en açık sözlüsüdür”
Bazen kelimeler, arkalarındaki anlam yüküyle birlikte insanın zihninde adeta bir lamba yakar. “Edebiyat” ve “edeb” kelimelerinin kökteşliği malumumuz; fakat Naiboğlu’nun bunu bir aile metaforuyla, edebiyatı edebin “en hayırlı evladı” ve “en açık sözlüsü” olarak tanımlaması gerçekten çok çarpıcı.
Bana göre edebiyat; süslü cümlelerin bir araya gelmesinden ibaret değil. Hayatın, insanın, toplumun ve içimizdeki karmaşanın en filtresiz ve cesur aynası. Edeb, sınırları çizerken; edebiyat o sınırları zorlayan, söylenmesi en güç olanı bile sakınmadan yüzümüze çarpan o dürüst ses oluyor. Tıpkı bir ailenin en haşarı ama en doğrucusunu söyleyen, inatçı ama en çok sevilen evladı gibi.

