Simbiyozdan Parazitizme: İlişkilerde Güç Dengesi ve Özdeğer Meselesi

Sevgili okur, gel de doğadaki o malum timsah ve kuş hikayesine biraz yakından bak. Hani şu yazının görselinde ağzını açıp dişlerini temizleten timsah var ya; işte o, bizim modern hayattaki gizli narsistin tıpkı kendisidir. Kuş ( kürdan kuşu diye bilinir veya İngilizce adıyla Egyptian Plover – Mısır Cılıbıtı) ise zavallı bir iyiniyetle “karnımı doyururum” diyerek yanaşır yanına; timsah da bu zayıflığı bildiğinden, sadece ağzını açıp bekleyerek işini gördürür. Anlayacağınız, menfaatin temel oluşturduğu bu düzen, yalnızca doğada değil, insan ilişkilerinde de ortalıkta dolaşmaktadır.

​İşin ironik kısmı şurada: Kuş, aslında doğada kendi başına daha büyük avların peşine düşüp çok daha fazlasını elde edebilme ihtimaline karşın, timsahın sunduğu o hazır tezgaha razı olur. Eline geçenin ne kadar kısıtlı olduğunun farkındadır ama “zahmetsiz lokma” diyerek bununla idare etmeyi seçer. Konfor zannettiği o durum, aslında kendi potansiyelini elleriyle harcamasından başka bir şey değildir.

​Bu durumu kendi hayatımıza uyarlarsak; etrafınızda sürekli sizi eleştiren, fakat ara sıra fırlattığı ufacık bir övgüyü sanki büyük bir lütufta bulunuyormuş gibi sunan biri var mı? İşte o kişi, hayatınızın timsahıdır. Siz, “demek ki bunu hak ediyorum, sonunda beni onaylayacak” diyerek her tavrına boyun eğersiniz; o ise sizin enerjiniz üzerinden beslenmeye devam eder. Tıpkı doğadaki kuş gibi, daha iyisini hak ettiğinizi unutup o ufak kırıntılara razı olursunuz ve adına da “ilişki” dersiniz.

​Netice kelam; timsah ile kuşun bu menfaate dayalı dansı, kimi zaman vahşi doğada kimi zaman da en yakınımızda sessizce sürüp gider. En doğrusu, insanın kendi kıymetini bilmesi; kendisini tüketen o narsist yapılara sırt çevirip kendi gökyüzünde özgürce kanat çırpabilmesidir.