Lordlar Kamarası ifadesini mutlaka duymuşsunuzdur. Lord, malumunuz, İngiltere’de kullanılan bir unvandır; yani soylu kesimin iktidarda söz hakkı olduğunun bir göstergesidir. İşte bu lordların bir arada siyaset yaptığı meclise de vakti evvelinde Lordlar Kamarası denmiştir.
Bu Lordlar Kamarası (House of Lords) üyeleri, babadan oğula geçen lord unvanı taşıyanlardan ya da kraliçenin atadığı isimlerden oluşur. Yani kraliçe burada bir çeşit kral konumundadır.
Lordlar Kamarası, İngiltere ve Kuzey İrlanda parlamentosundaki yüksek meclisi oluşturur. Bunun altındaki meclise ise Avam Kamarası denmiştir. Lordlar Kamarasında; lord unvanı verilen yüksek rütbeli din görevlileri, yüksek mahkeme üyeleri, asilzadeler, dük, marki, baron ve kral ile kraliçenin lord unvanı verdiği zatımuhteremler bulunur. İngiltere’de eski zamanlarda krala bağlı baronlardan meydana gelen bu meclis, parlamentonun ilk şeklini oluşturmuştur. Sonraları Avam Kamarasının etkisi arttığından önemi azalmıştır. Yirminci yüzyılın başında teorik olarak Avam Kamarası ile yasama bakımından eşit önem taşıyordu. Zamanımızın sonlarına yaklaşıldığında ise Lordlar Kamarası, krallığın en yüksek dava açma ve tekrar gözden geçirme yeri olmuştur. İngiltere’de halen Lordlar Kamarası ismini taşıyan meclis varlığını devam ettirmektedir.
2001’de Lordlar Kamarası’nın üyeliği için bir reform çalışması başlatılmıştır. Lordlar Kamarası vekillerinin hepsi asilzadeler grubundan gelmiştir. Önceleri dük, marangoz, kont, vikont ve baron gibi soyluluk sıfatları vardı. 1707 senesine gelindiğinde İngiltere parlamentosu İskoçya ile birleşince İngiliz kralının verdiği soyluluk unvanına sahip asiller vekil olmuş, ancak İskoç kralının seçtiği soylular pek ciddiye alınmadığından az bir yetkiyle ve tamamı vekil olamamıştır. 1801’de benzer bir düzenleme İrlanda soyluları için yapılmış ve 1922’de İrlanda’nın krallıktan ayrılması gerçekleşmiştir. 1963’teki Asiller Yasası ile İskoç soylularının parlamentoda temsiliyeti sona erdirilmiştir. 1999 Lordlar Yasası ile yalnızca yaşam boyu lordluk hakkı olanlara parlamentoda (Lordlar Kamarasında) oturma hakkı verilmiş, kalıtsal olarak gelen 90 soylu ise diğer asillerin seçimi ile Lordlar Kamarası vekili olabilmiştir.
Yani durum şudur ki Avrupa halen soy olarak kendi devletlerini yönetmeye devam etmektedir. Bu iyi bir şey mi peki? Elbette iyi bir şeydir; köklerine bağlılık, kendi içlerindeki bölünme ve çatışmanın önüne geçmektedir.