Günümüzün kronik hâle gelen sorunu: Toksik insanlar… Yani sürekli mutsuzluktan şikâyetçi olup çevresini de mutsuz eden insan tipleri.
Her yerde var artık bu tiplerden; ailede, işte, sokakta… İlla denk geliyorsunuz bir şekilde. Bu insanlar günümüzün manevi parazitleri. Hemen değil ama zaman içinde bünyemize yerleşiyorlar. Sonrasında fark etmeden bizi de toksik yapıyorlar. Toksik sohbetlerdeki yerimizi alıyoruz akabinde. Gıybet dediğimiz şey var ya hani? İşte o dedikoduların %90’ı bunlar tarafından yapılıyor. Hedeflerinde ise hep bir şeyleri başarmış, ismini tescillemiş insanlar var. Bu insanların açıklarını aramak onların işi. Sürekli bir yanlış arıyorlar; çünkü toksik insan mutlu ve başarılı insanları feci kıskanır ve kendilerine benzetmek isterler. Onca gıybeti yapıp sonra “Biz öyle bir şey yapmadık” deyip inkâr ederler. Bu tip kişilerle iletişimde olmak psikolojinizi dehşet kötü etkileyebilir. Toksiklerin yaptığı tek şey gıybet ve kıskançlık değildir elbette; bir de başa kakmaları vardır. Bir iyiliği yaparken “karşılıklılık” ilkesini benimserler. “Senin için bunu yaptım, sen de bunu yapmalısın” onların en vurucu cümleleridir.
Manipülasyon ve kontrol onların işidir aynı zamanda. Toksikler sizinle ya da duygularınızla ilgilenmezler; yalnızca sizi manipüle ederek kontrol etmek isterler. Bir çeşit emir eri olmanızı arzu ederler. Ve yine özür dilemek bunların kitabında yazmaz. Özür dileyen bir toksik görülmemiştir tarihte.
Öz eleştiriye milyon ışık yılı uzaktırlar. Kendi hatalarını asla kabul etmezler; aksine sizi suçlu hissettirmek için ellerinden geleni yaparlar.
Sürekli şikâyet ederler. Hani Şirinler’deki Huysuz vardır ya, bardağın hep boş tarafını görürler. Ellerinden gelse “Bardağın tamamı boş” derlerdi. 🙂
”Hayır”ı kabul etmez bu tipler. Onları reddettiğinizde istediklerini elde etmek için sizi manipüle ederler çünkü onlar diğer insanların sınırlarına saygı duymazlar. Bu konuda çok acımasızdırlar. Her isteklerinin eninde sonunda karşılanması gerekiyormuş gibi bir algı yaratırlar. Suratları genelde duygularını gizleyen bir maske ile örtülüdür. Toksiklerin eline düşerseniz zamanla onların “kaybedilmemesi gereken” insanlar olduğunu düşünürsünüz.
Bir sülük gibidirler. Siz onları faydalı sülükler gibi algılarsınız fakat gerçek böyle değildir; zehirli kanı çekenler gibi değil, bilakis türlü mikrobu yavaş yavaş enjekte ederler damarlarınıza.
Şimdi tekrar küçük bir özet yapalım, toksikleri nasıl fark edeceğinizle ilgili:
- “Senin için bunu yaptım, sen de bunu yapmalısın”: Onların en vurucu cümleleridir.
- Gıybet: Mutlaka birilerinin arkasından kötü sözler söylerler, daha sonra da bunu inkâr ederler.
- Sürekli mutsuzluk: Çevresindekileri dibe çeken kişilerdir.
- Manipülasyon ve kontrol: Sizinle ya da duygularınızla ilgilenmezler; sadece kontrol etmek isterler.
- Özür dilemezler: Kendi hatalarını asla kabul etmezler, aksine sizi suçlu hissettirmek için çabalarlar.
- Sürekli şikâyet: Sevinçlerini kısa sürede ve az miktarda gösterirken, sıkıntılarını ve memnuniyetsizliklerini uzata uzata şikâyet ederek ifade ederler.
- “Hayır”ı kabul etmezler: Sınırlarınıza saygı duymazlar; reddedildiğinizde istediklerini almak için sizi manipüle ederler.

