
Sürekli aynı şarkıyı, sanki başka hiçbir şarkı kalmamış gibi günlerce, hatta haftalarca başa sarıp dinlediğiniz oldu mu hiç? Hani çevrenizdekiler “Yahu yine mi aynı parça, bıkmadın mı?” diye sorduğunda kafanızı sallayıp geçiştirirsiniz ama asıl sebebini kendinize bile doğru dürüst itiraf edemezsiniz.
Bazen bir şarkıyı sırf çok beğendiğimiz için değil, ona tutunmamız gerektiği için tekrar tekrar açarız. Huzur bulmak için, bazen de içimizdeki o keskin acıya dayanabilmek, o hisse sığınabilmek için… Aynı melodi, aynı sözler, aynı başlangıç… Çünkü zihin, o şarkının bize ne hissettireceğini çok iyi bilir. Sürpriz yok, hayal kırıklığı yok, bilinmezlik yok.
Asıl mesele de tam burada başlar: Zihnimiz o kalabalık gürültüyü susturmak, kendine küçük ama tanıdık bir güven alanı yaratmak ister. Öyle bir dünyadayız ki, bazen bildiğimiz ve adını koyabildiğimiz o tanıdık acı, ne getirileceği bilinmeyen o yabancı iyiden çok daha güvenli gelir insana.
Beynimiz o tanıdıklığı bir ödül gibi algılar, anında dopamin salgılanır ve sen farkında olmadan aslında şarkının değil, o şarkının sana hissettirdiği duygunun peşinden koşarsın. O yüzden sakın kendinize kızmayın; belki de sadece ruhumuzun sığınacak, kendini güvende hissedecek küçük bir limana ihtiyacı vardır, hepsi bu.






