Doğduğumuz andaki halimiz, yani genetiğimiz bize sunulan o kusursuz yaratılış mucizesi, adeta biricik bir sanat eseri. Ama gelin görün ki, modern dünya bu gerçeği unutturmak için elinden geleni yapıyor. Her halimizle güzel olan o doğal halimiz, sistemin tek tip pazarlama kalıplarına uymadığı için adeta çöp kutusuna atılıyor.

​Eskiden Angelina Jolie veya Cindy Crawford gibi birkaç popüler yüz vardı ama onlara benzemeye çalışmak akıldan bile geçmezdi; çünkü o figürler tekil örneklerdi ve ulaşılması çok güçtü. Ne bugün ki estetik teknoloji üst seviyedeydi ne de bu tip operasyonlar için istenen ücret ucuzdu şimdi ki gibi. Şimdi ise bize belirli bir karakter yerine, standartlaştırılmış beden ölçüleri ve Avrupai yüz hatları dayatılıyor. Adeta seri üretim birer fabrika ürününe dönüştürülmeye çalışılıyoruz.

​Önümüze sunulan o kusursuz bedenler ve altın oran yüzler, öyle güçlü bir baskı yaratıyor ki üstümüzde, bunlara benzememek için olağanüstü bir iradeye sahip olmak gerekiyor. Modelin bu olduğu, örnek insanın tarifinin buraya çizildiği ve herkesin bu tarife uymaya çalıştığı bir dünyada yaşamak, insanı kendi özünden uzaklaştırır hale getirdi. Kıyafetlerden vücut hatlarına ve yapılan spora kadar her şey, genetiğimize ve orijinal halimize uymayan bu tek tip modele göre şekillenir oldu. Sonunda ise kendi doğallığını yitirerek birbirinin kopyası haline gelen, adeta çakma insanlara dönüşen bir kalabalık ortaya çıktı.

​Ama bize bu dayatılan baskıyı kırmanın bir yolu var: Doğal güzellik ve standartların dışında farklı yüzlere ve vücut hatlarına sahip insanların ortaya koyduğu kaliteli işler, vizyon ve iletişim dili, bu kalıpları yıkmak için bize çok güzel destek sağlayabilir. Belirtilen kalıplara uymayan ünlülerin, belirli vücut hatlarına sahip olmayan tanınan kişilerin toplumda daha fazla şey başarması, bir alanda isim yapması, bizim bu standart kalıplara karşı olan bakışımız üzerinde çok etkili bir baskı yaratır. Bu noktada tipten ziyade insanın ortaya koyduğu ürün, sanat eseri, bilimsel eser veya sportif faaliyetteki başarı ön plana çıkar. Bu dayatmalardan kurtulabilmemiz için, standart kalıpta olmayan insanlara daha fazla sorumluluk düşüyor. Çünkü bu kalıpları yıkmak, bize dayatılan moda ve imaj gibi tetikliyicilerden bizi kurtaracak olan şey, standartlara uymayan ama hayatta çok başarılı olan, örnek rol model olan insanlardan geçiyor.

Sonuç olarak bizlere düşen şey, mevcut fiziksel yapımızı yüz hatlarımızı, mümkün olan beslenme ile gerekli kaslarımızı her zaman esnek ve dinç tutacak egzersizlerle desteklemekten başka bir şey değil..

Tavsiye Edilen Yazılar