Çizgi roman dünyasının en tepesindeki iki kahramana, Örümcek Adam ve Superman’e bakıyorum da, aralarındaki fark beni hep düşündürmüştür. ‘Spider-Man: Brand New Day’ filmiyle gişede rekor kıran bir başarıya imza atıldığını gördük. Bu durum Örümcek Adam’ın neden bu kadar sevildiğini yeniden sorgulamama neden oldu. Kabul edelim, Superman bu evrenin en güçlü adamı ama gişede ya da senaryo gereği bir türlü Örümcek Adam’ı geçemiyor.

​İnsanlar süper kahramanda karizma ve güçten ziyade, en az güç kadar, insani özellikler, hatalar ve kendinden bir şeyler buluyor. Peter Parker, gençliği, bitmek bilmeyen maddi sıkıntıları ve teyzesine olan bağlılığıyla tam bir mahalle sakini. Onun bu insani ve —nasıl desek— ‘ezik’ halleri; süssüz ve samimi duruşu, onu süper güçlerine rağmen bizden biri olduğunu o kadar güzel hissettiriyor ki, Superman’in kusursuzluğu yanında çok daha samimi ve erişilebilir kalıyor.

​Ayrıca, Superman’in sarsılmaz ahlaki duruşu ve kusursuz tavırları—bu dünyadan olmadığını zaten belli etse de—sanki geldiği gezegendeki insanların bizim dünyamızdaki insanlardan daha ahlaklı ve erdemli olmasından kaynaklandığı izlenimini veriyor, bu da onun duruşuna bambaşka bir derinlik katıyor.

​Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde—özellikle izleyiciyle kurduğu o sıcak ve samimi bağ—Örümcek Adam’ın sadece bugünü değil, geleceği de domine edeceğini ve gişedeki liderliğini sürdüreceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Üstelik Tom Holland’a Zendaya’nın da eşlik etmesi—ki gerçek hayatta da birlikteler—bence bu birlikteliğin de filmin başarısına ve gişesine olumlu bir etkisi oldu.

​Bunlar, filme gitmeden önceki fikirlerim. Bakalım, filmi izledikten sonra eklemeler yapacak mıyım, ona göre bakacağız artık.

Tavsiye Edilen Yazılar