
Biliyor musun, genellemeler üzerine biraz kafa yorunca işin rengi değişiyor. Mesela aklıma hemen Nietzsche’nin o meşhur sözü geliyor: “Tüm genellemeler yanlıştır.” Ama bu dahil bütün genellemeler yanlıştır dediği için işin içinde bir paradoks var, felsefi boyutu çok derin!
Biz genellemeyi neden yapıyoruz dersen, bir konunun içinde genelin, çoğunluğun veya kabul görenin bu olduğuna dair somut veriler için yapılan anketleri, araştırmaları ve bilimsel çalışmaları ortaya koyup buna genel diyoruz. Aslında bu o genellemenin verdiği sonucun verinin yüzde yüz doğru olmadığını bize gösteriyor. Çünkü çoğunluğun ve her şeyin yüzde yüz mutabık kaldıği doğrular değil bunlar.
Bunu ne zaman düşünsem, Cem Yılmaz’ın yıllar önce yaptığı o genelev esprileri geliyor aklıma. “Genel” sözcüğü dilimizde öyle bükülüyor ki, bazen bir kurumu bazen de bambaşka bir durumu anlatıyor. Genel kültür mevzusu da bununla bağlantılı; herkesin bildiği popüler şeylere odaklanarak kendimizi övmemize yarıyor. Aslında her durumun kendine özgü koşulları olduğunu unutmamak ve kritik düşünceyi elden bırakmamak, genellemelerin tuzağına düşmekten kaçınmanın en önemli yolu
Yani genel olarak 🙂






