
İsmail YK… Modern zamanların son “Küçük Emrah”ı (kaşlar, bakışlar babında). Arabesk’i her türlü müzikle soslayıp bize sevdiren adam. Her daim efendiliğiyle hafızalarda kalan, halkın arabesk formlu popçusu…
İsmail YK benim sevdiğim adamlardandır. Yaptığı müziği en popüler olduğu dönemden beri hiç değiştirmeyen ama yeni akımları da kendi müziğine bir şekilde monte eden usta bir müzisyen.
Şaka maka İsmail YK de artık piyasanın eskilerinden oldu. 2006’da çıkardığı BombaBomba albümünü şu an yaşı 30 üstü olan vatandaşlarımız yakinen bilirler. İsmail o yıllarda fırtına gibiydi çünkü yaptığı müzik tam bir karmaydı. Solo albümleri onu sürekli zirveye ortak ederken bir yandan da Yurtseven Kardeşler grubunu da gündemde tutuyordu. Fakat İsmail’in o heyecanlı ve coşkulu karakteri, kendi ismine olan yatırımı daha çok artırıyordu.
Sonra birden hızı kesildi İsmail’in. Sanırım bazı sağlık sorunları ve Türkiye’deki müzik türlerinin çok hızlı artması, çeşitlenmesi İsmail’in piyasanın ruhuna uzak kalmasına neden olmuştu. Akabinde devam eden süreçte İsmail, ufak tefek patlamalar yakaladı yine. Fakat müzik dünyasında artık rekabet geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar acımasız. Sürekli yeni işler ve hit şarkılar üretmek zorundasınız. Sosyal platformları ve YouTube’u çok etkin kullanmayı bilmelisiniz. Tabii bir de dev müzik şirketlerini arkanıza almanız ve öyle yürümeniz gerekiyor.
İşte İsmail de 90’larda popüler olan onlarca şarkıcının sonradan başından geçen “sönümlenmeler” gibi, 2000’li yıllarda ortaya çıkıp aniden düşüşe geçen popçular arasındaki yerini aldı.
Dün müzik listelerine “Kim ne yapıyor?” diyerek girip şöyle bir dolaştım. Bu gezinme sırasında İsmail’in trend şarkılar listesinde 26. sıraya yerleşmiş “Aşkına Memnu” isimli şarkısına denk geldim. İsmail’in şarkı isimleri de en az yaptığı şarkılar kadar dikkat çekici olmuştur (Örneğin: “Allah Belanı Versin”).
Şarkının adını okuyunca doğrudan aklıma Aşk-ı Memnu dizisi geldi tabii. 🙂 Eminim İsmail de müzikseverleri buradan yakalamak istedi. Üşenmedim, açtım; klip eşliğinde şarkıyı dinledim. Valla uzun bir aradan sonra iyi bir hit yakalamış İsmail YK diye düşündüm. Ama aklıma şu “Aşkına Memnu” mevzusu takılmıştı bir kere. Hem edebiyatsever hem de TV izleyicisinin çok iyi bildiği Aşk-ı Memnu ile bir alakası var mıydı acaba İsmail’in bu şarkısının adının?
Girdim baktım sözlüğe; “aşk-ı memnu” demek, “gizli ya da yasak aşk” anlamına geliyor. E peki, bu durumda “Aşkına Memnu” ne demektir ki? İlk vardığım sonuç (ki başka sonuç çıkaramadım), İsmail’in Aşk-ı Memnu isminden esinlenerek sonrasında bu ifadeye sağlam bir takla attırıp “Aşkına Memnu” yapmasıydı. Bence İsmail, aslında “aşkına memnun” cümlesini kısa keserek “aşkına memnu” olarak yeniden klonlamış. 🙂
Başta da söylediğim gibi şarkının sözleri ve ritmi gayet güzel. Ancak… İsmail şarkı sözlerinde bariz bir isyan ve acıya yer verirken, iş ritme gelince bildiğimiz oyun havası ya da dans tarzı bir olay çıkarmış meydana. Hele bir de klip kafasına göre bir senaryo çıkarınca… Sözler, ritim ve klip birbirini tanımaz olmuşlar. 🙂
Ortaya çıkan şey şu klibi izleyince: İsmail kızı çok seviyor ama şikâyet ettiği çevre ve toplum. Fakat İsmail bu stresten yerinde duramayan bir adam oluyor klipte. Bir de sevdiği kız bunu zengin bir herif bulup iki dakikada satınca al sana bulamaç bir sanat eseri! Ya hu sevgili İsmail kardeşim, ben senden şunu beklerdim: Bu besteye şöyle içinde çok acı ve şikâyet içermeyen bir söz yazaydın ya da tam tersi, bu sözlere güzel, slow bir arabesk beste yapaydın. İşte çektiğin o klipte dans sahneleri çıkarılınca on numara beş yıldız otururdu şarkıya.
Bunun dışında YK’nın ve klipte para için zengin bir herifle evlenen, İsmail’e tekmeyi vuran kızımızın oyunculuğunu da övmeden geçemeyeceğim. Özellikle İsmail’in kızın nikâhına yetiştiği anda, nikâh memurunun geline “Sen bilmem ne kızı bilmem ne, bilmem ne oğluyla evlenmeyi hiçbir baskı altında kalmadan evet diyor musun?” sorusuna; kızımızın o an sırayla bir İsmail’e bir de BMW’li kodoman abimize bakıp azıcık düşünüp sevinçle “evet” dediği sahne muhteşemdi. 🙂 İsmail’in yıkıldığı o an ise muhteşem üstü bir performanstı. Ya hu kız seni satmış, yüzüğü eline vermiş; bu saatten sonra nikâh anında sana bakıp “hayır” der mi? İsmail’in yıkılış anına bakılınca, İsmail’in sonraki süreçte kızın çocuk yapmazsa pişman olup geri geleceğine de inanacağı çok belli. Şaka bir yana İsmail klipte eski Türk filmlerindeki nikâh sahnesine tatlı bir gönderme yapmış. Fakat bu gönderme de günümüz ilişkilerine bakılırsa çok bir şey ifade etmiyor.
Bir başka mevzu da şu: Sizin de bildiğiniz gibi özellikle hareketli pop şarkı kliplerinde dansçı kızlardan biri mutlaka ön plana çıkarılır diğerlerine göre. Fakat bu klipte dans eden bir kızımız o kadar çok ön plana çıkmış ki, neredeyse İsmail YK ve gelini oynayan kızdan fazla görünüyor. Bilmiyorum, belki yönetmen bu kızımız diğer kızlara dansta fark attığı için, belki de İsmail kardeşimizin bir yakını olduğundan hep ön plandaydı. Neyse…
Son olarak klipte bir sahne daha ilginç ve komikti: İsmail’i BMW’ye satan müstakbel gelinimiz halinden gayet memnunken, damatla arabaya binince birden yüzü düşüyor. Sebebi de damadın cimriliğine olan tepkisi. Kodoman damat, gelin arabasına yaklaşıp zarf isteyince çocuklara karşı en pis sıfatıyla “Yok size zarf marf” şeklindeki tavrı, gelinimize İsmail’in çoluk çocuğa 3-5 bir şey verdiği harçlıkları hatırlatıyor. Vay efendim bir pişmanlık ki sormayın! Diyor ki o an gelinimiz içinden: “Lan herif zengin diye evlendik, şimdi bu bana da cimrilik yapar. İsmail olsaydı kendi yemez içmez beni rahat ettirirdi.”
Bu sahneden çıkan sonuç şu oluyor efendim: Kadın kısmı her şeyi elde etse bile kendini mutsuz edecek bir şeyler illaki bulur. 🙂
İsmail kardeşim, seni seviyoruz. Aynen devam et, bozma çizgini…






