Şu karşıki köprüye de, sen ver ismini..

Dosdoğru geçilecek köprüler..

Geçiş esnasında ayı’ya dayı dedirten köprüler..

Bir de yakılacak köprüler..

İşte hayat dediğimiz,hiç bir anı hesaplanamayan ve sonu belirsiz serüvenin, insana çizdirdiği çarpraşık istikamet ve davranış biçimleridir bunlar.

Geçilecek köprüler bizim, kırılma anlarımızın yaşandığı köprülerdir. Menfidir,araçsaldır,yalındır ve insanidir. Beslendiği kaynaksa,herkesçe belirlenmiş ortak maksat ve kararlı disiplinlerdir. Başarı ile ilişkilidir. İlericidir durdurulamayandır.

Suni bir dayı havası estirilerek geçilen köprüler, ayakta kalma,başarıya giden her yola mübah diyebilme yüzsüzlüğünün köprüsüdür.

Otomatiktir,keyifsizdir fakat bin bir amaçsala hizmet edendir. Güce boyun eğme ve akabinde aynı dayı sıfatına ilerisi için aday olmaktır. Belirsiz sürelidir. Bu köprüde dayı boldur. Ayılar dayılar o köprünün ana muhteviyatıdır.

Yakılacak köprülerse,hayatta kendi ismiyle, kendi kahramanlık hikayesini yazdırma arzusundakilerin köprüsüdür. Doğru,ahlâk ve etikten beslenen karakterlerin fıtratları baskın şahsiyetlerin gözü kapalı yaktığı köprüdür.

Yanan köprünün altından akan neğrin derin sularında boğulabilmeyi marifet sayanların köprüsüdür. Yakılan her köprü tarihidir. Yenilenemez ve yeniden inşa edilemez. Saf yalnızlığa meyillidir.

O köprü,genel olarak tarafların ortak kararı ile yakılır. Yanan köprüye ibretle bakılır. Kimi zaman ibretle, kimi zamansa acı bir pişmanlıkla..

Ve işte bu yüzdendir köprülerin anlara vurduğu o derin pençe. Her insan bir köprü sahiplenir her güzergahta. Yolun ve amacın içeriğine göre ya geçer dosdoğru. Ya bir maskeyle sahte bir itaatle. Ya da yakmayı bir erdem sayacak bir eminlik halet-i ruhiyesiyle..

Köprüler.. İnsanlar ve geçişler..

 

İnsanlar / Ataol Behramoğlu

İNSANLAR / ATAOL BEHRAMOĞLU

İnsanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri.

Ve benden gelsin devamı

Sonrasında hangileri koca bir gezegen’e dönüşür kopup kızıp şu yerden?
Hangileri tazelenmiş insanlar besler içinde?
Hangileri bir zifiri karanlıkla boyar insanın tenini?
Mutlu ölenler için bir dünya…
Mutsuz ölenler için bir dünya…
Bir de ölemeyenler için kurulur belki de
yeni ölümlü dünyalar.