Önyargıların gölgesinde bir sevgi hikayesi…

​Sosyal medyada ya da televizyon ekranlarında gördüğümüz o kıvırcık saçlarıyla adından söz ettiren Cucurella hakkında yapılan yersiz eleştiriler, aslında bir babanın evladına duyduğu o eşsiz sevgimin perdesiymiş meğer.

​O saçlar, otizmli oğlu Mateo’nun maçlar sırasında babasını kolayca tanıması için bir işaret.

​İnsanoğlu olarak ne kadar kolay yargılıyoruz, değil mi? Oysa biraz empati kurabilsek, o eleştiriler yerini hayranlığa bırakacak.

​Bir babanın çocuğunun mutluluğu için her şeye katlanabilmesi, hayatın aslında ne kadar özel olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

​Dipnot: Kimseyi kınamayın. Bizde bir inanç vardır; kınadığın şey başına gelmeden ölmezsin diye.

​Bravo Cucurella!

“Kuzeyin Soğuk Kralı : Haaland”

Dün geceki maçın atmosferi gerçekten fenaydı. Brezilya taraftarı müthişti. Norveçliler de galibiyete inanıyordu ama Brezilya’ya bir şekilde kaybedeceklerini düşündükleri için yenilseler bile çok üzülmezlerdi, “Brezilya’yı yeniyoruz ya, sıradan bir takıma yenilmiyoruz” derlerdi. Bu da her zaman taraftara teselli veren bir açıklamadır diğer takımlar için.

​Şimdi öncelikle bi kere, atanınız Haaland, kaleciniz Örjan Nyland’sa ve muhteşem iki kurtarış yaparak takımı ayakta tutarsa galip gelmeniz çok doğal bir hâle geliyor. Özellikle o yüksekten gelen topu parmak ucuyla dışarı çeldiği toptan bahsediyorum. Bir diğer konuda Ancelotti. Kendisi bugüne kadar istediği her kupayı gittiği her takımlarda almış bir adam. İlk defa bir milli takımın başına geliyor ve o geldiği senede Brezilya eleniyor. Brezilya eleniyo ve herkes şokta. İşin bir diğer acı tarafı Neymar’ın Milli takıma veda edeceği son kupada eleniyor Brezilya.

​Bundan sonra benim gönlüm Norveç’ten yana! Bakalım Norveç nereye kadar girebilecek kupada.”