90’lar Fırtınası: Alaa Sallam Ve Laa tbee Efsanesi

Mezdeke’nin “Ya El Yelil” adıyla uyarladığı, Alaa Salam’ın orijinal adıyla “La Tbee'” olan o meşhur şarkısının hikayesini yeni öğrendim. Bu merak duygusu beni Google öncesi dönemlerde olup bitenlerin kaynağına götürür hep. Bu konuda elbette ki Google’dan destek alıyoruz mecburen. 90’lı yıllarda Mısır’da Al-Jeel dönemi yaşanırken ( mısır pop müzik) Alaa Salam radyolardan düğünlere kadar her yerde yankılanan bir pop kralımış.Yani  ” Ya El Yelil” şarkısını yapan adam. Derken doksanların sonunda bizim Mezdeke devreye girmiş ve o Mısır ritimlerini kendi dans tarzlarıyla öyle bir harmanlamış ki, Yaşar Akpençe ( müzisyen) ve ekibinin de dokunuşuyla bu parça bir partiler marşına dönüşmüş. O, Alaa Salam’ın Mısır ritimlerini bizim kulağımıza göre öyle bir düzenlemiş ki, şarkı adeta bir parti marşına dönüşmüş. Bu coşku sadece Türkiye’de de kalmamış, doksanlardan günümüze uzanan bir çılgınlık haline gelmiş. Bugün Mezdeke grubu artık ortalıkta görünmese de, melodileri hala dillerden düşmüyor.

Şarkının nakaratı özetle şöyle diyor: “Aşkı satma ve pazarlık konusu yapma, ey gözüm ey gecem; kalbimdeki sevgimi satma, o değerli olana benden selam söyle.”

Alaa Salam’ın Le tbee şarkısının orjinal klibini merak edenler malûm arama motorunda bulabilir.

VHS Kasetlerden Sokaklara Nostalji Kuşağı

DİMES, gençlerin pek de aşina olmadığı bir nostalji duygusuna oynayarak riskli, ama bir o kadar da yaratıcı bir iş çıkarmış. Z kuşağı, 70’ler, 80’ler veya 90’ların havasından bir hayli uzak olsa da, kampanya o dönemde çocuk olup, ünlü komedyen Baturay Özdemir’in yer aldığı ve dönemin abartılı stüdyo dekorlarıyla bezeli reklamla izleyicileri tam kalbinden vuruyor.

​VHS tadındaki görüntü, stüdyo dekorları, mizahi dili, renkli kostümler ve kızların danslarıyla Grup Vitamin esintileri reklamın temposunu sürekli yüksek tutuyor.

​Her ne kadar 1976 model bir araba 90’lar kurgusuna pek oturmasa da, Murat 124’ün sempatik ruhu nostalji temasını çok güzel tamamlayarak halkı peşinden sürüklemeyi başarmış.

​Sonuçta ambalajlı meyve sularıyla pek aram olmasa da, Dimes’in günümüzün nostalji korsanlığına kapılmadan, o dönemi gerçekten bilen bir ekiple harika bir iş çıkarmış olduğunu söylemek gerekiyor. Hem güldüren hem de “Ah be çocukluğum” dedirten böyle işlere her zaman varız!

( Not: Yazı sadece reklam inceleme amaçlı yazılmıştır. Reklam değildir efenim)