-de, -da’nın ermiş dedeleri

Instagram’da popüler ve “ünlü” diye tabir edilen insanların gündemle ilgili yorumlarını sürekli takip ederim. Bu takip, bana o kişinin dünya görüşü ve karakteriyle ilgili ipuçları verir. Sonuçta bu insanların binlerce, belki milyonlarca takipçisi var. Verdikleri her mesaj mühim bu yüzden. Bazen itiraz bazen de destek vermek için yorum yazdığım isimler vardır. Yorumuma bir iki kelam ekledikten sonra “elalem ne demiş” diye şöyle bir göz atarım. Hakaret edenler, had bildirmeye kalkanlar ve destekleyenler olarak üç grup toplanır yorum sayfasında. Fakat bunlara son dönemde yeni bir grup daha eklendi gibi geliyor: İmla takıntısı olan grup. Ünlü kişinin yorumuna olumlu veya olumsuz hiçbir görüş belirtmeden, ünlünün yazının içinde yanlış kullandığı “-de/-da” eklerine takarlar kafayı. 🙂 İşte “Bilmemne Bey, şu kelimede ‘-de’yi ayrı yazmanız gerekiyordu” ya da “Şu kelimede ‘-da’yı birleşik yazmanız gerekiyordu” der takipçi. Bunu gayet iyi niyetli yapanlar olduğu gibi, tamamen art niyetle yapan tipler de çıkar. Bunlar şöyle der: “Koskoca bilmemne olmuşsunuz ama daha ‘-de’ ekini ayırmayı bilmiyorsunuz. Çok ayıp!”

​Son dönemde böyle bir furyanın oluşumu gözümden kaçmıyor açıkçası. Sanki koca Türkçenin her dil bilgisi ve imla kuralına hâkimmiş gibi ahkâm kesen tipler bunlar. Mesela bu tipler sadece bitişik ve ayrı yazılacak ekleri denetler; ne iki nokta üst üste’yi, ne noktalı virgülü ne de ünlem işaretinin doğru kullanımını bilirler. İşleri güçleri “de” ve “da”nın ayrı yazılmasıdır.

​Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Türkçemiz de, imla bilgimiz de, dil bilgimiz de vasat noktada. Okul yıllarınızı hatırlayın: Türkçede bu temel konularda ne kadar başarılıydınız? Üniversite sınavında anlatım bozukluklarında kaç netiniz vardı? İmla sorularını şıp diye anında doğru cevaplayabiliyor muydunuz? Mesela bu yazıda kim bilir kaç yanlış var? 🙁 Ben de sizler gibiydim, açık söyleyeyim. Sözel zekâm iyi olmasına rağmen imla ve dil bilgisi konularında orta altıydım.

​Bunun sebebi de tabii ki ders geçmek için bilgileri ezberlemekti. Okul bitti, öğrenmediğimiz için unuttuk. Ezber bilgi insanın beyninde ne kadar akılda kalır ki? İşte bu hâl, okul sonrasında kitap okuma alışkanlığımızı bırakmamızdan sebep daha kötü bir duruma dönüştü. Derdimizi, isteklerimizi yazı yoluyla anlatmak zulüm oldu hem bize hem karşımızdaki insana. Kendimizi doğru ifade etme becerimiz vasat seviyelere düştü. “Gel”, “git” dışında duyguyu anlatabilme yetimiz de azaldı. Böyle bir toplumun şiire ve edebiyata uzak kalması gayet doğal bir sonuçtur.

​Bugün bilgiye ulaşmak çok kolay; teknoloji ve internet sayesinde… İsteyen insan üşenmez ve Google’a girip “Türkçe imla kuralları” diye bir aratma yapsa, yazarken yaptığı tüm hataları tespit edebilir. Ama tabii isterse!..

​Şimdi ben size bir kolaylık ve güzellik yapıp birkaç imla bilgisi paylaşacağım. Üşenmeyip okuyun inşallah.

​Noktalı Virgül ( ; )

  1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur:
    • ​Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.
    • ​Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul, Londra, Bakü.
  2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur:
    • ​Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.
    • ​At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
  3. Cümlede virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için konur:
    • ​Kütük; Forsa, Yalnız Efe, Kaşağı kadar başarılı değil.
    • ​Ahmet; Mehmet, Saffet, Fikret ve Himmet’ten daha zeki.
  4. Cümle içindeki bazı açıklama gerektiren ifadelerden sonra:
    • ​Sabahtan beri bekliyorum; ne gelen var ne giden.

​İki Nokta ( : )

  1. Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur:
    • ​Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü.
  2. Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur:
    • ​Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.
    • ​Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim.
  3. Kavramlar tanımlanırken ya da açıklanırken konur:
    • ​Zamir: İsim olmadıkları hâlde isim gibi kullanılan sözcüklerdir.
  4. Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır:
    • ​a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.
  5. Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adından sonra konur:
    • ​Bilge Kağan: Türklerim, işitin!
  6. Genel Ağ (internet) adreslerinde kullanılır:
  7. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır:
    • ​56:8=7, 100:2=50

​Üç Nokta ( … )

  1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna (eksiltili cümle) konur:
    • ​Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveriyordu da, bu yanı…
  2. Kaba sayıldığı için veya başka bir sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur:
    • ​Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz.
  3. Benzer örneklerin sürebileceğini göstermek için konur:
    • ​Musa, Zeynep, Yeliz… herkes toplantıya gelecek.
  4. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur:
    • ​… derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı…
  5. Yüklemi bulunmayan cümlelerin sonuna konur:
    • ​Karşımızda yemyeşil bir ova… Tam ortasında küçücük bir göl…
  6. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:
    • ​Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz!
  7. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:
    • ​Koca Ali… Koca Ali, be!..
  8. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan veya eksik bırakılan cevaplarda kullanılır:
    • ​— Sen misin, Ali usta? — Benim!.. — Ne arıyorsun bu vakit buralarda? — Hiç… — Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!..

UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

​Soru İşareti ( ? )

  1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:
    • ​Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?
  2. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır:
    • ​Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?).

UYARI: “mı/mi” eki “-ınca/-ince” anlamında zarf-fiil işleviyle kullanıldığında soru işareti konmaz.

UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur.

​Ünlem İşareti ( ! )

  1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur.
  2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur.
  3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:
    • ​Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

​Kısa Çizgi ( – )

  1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur.
  2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır.
  3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur: al-ış, dur-ak.
  4. Eklerin başına konur: -ak, -den.
  5. Kelimeler arasında “-den…-a”, “ve”, “ile”, “ila”, “arasında” anlamlarını vermek için kullanılır: Türk-Alman ilişkileri, 09.30-10.30.

​Uzun Çizgi ( — )

  • Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır (Konuşma çizgisi).

​Tırnak İşareti ( “ ” )

  1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.
  2. Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.
  3. Cümle içerisinde kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır.

UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kullanılmaz.

​Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )

  • Tırnak içinde verilen ve yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için kullanılır.

​”de”nin Yazımı

  1. Ek olan “-de”: Sözcüğe bitişik yazılır, cümleden çıkarıldığında anlam bozulur.
  2. Bağlaç olan “de”: Ayrı yazılır, cümleden çıkarıldığında anlam tamamen bozulmaz ancak biraz daralır.

​”ki”nin Yazımı

  1. Sıfat yapan “-ki”: Bitişik yazılır.
  2. İlgi zamiri olan “-ki”: Bitişik yazılır.
  3. Bağlaç olan “ki”: Ayrı yazılır.

​”mi”nin Yazımı

  • ​”mi” soru edatı her zaman ayrı yazılır.

​”-ler” Eki

  • ​”-ler” eki özel isimden kesme işaretiyle ayrılmaz.

​Ne kadar kolay, değil mi? (Haydi oradan! Çok zor dediniz, değil mi içinizden?) Evet, okuyarak anlamak biraz zor. Siz en iyisi kısa ve hiç sıkmadan yapılmış eğitim videolarını izleyin…

Not: Bu yazıda yanlış imla hatalarına denk gelirseniz lütfen aşağıdaki numarayı arayın! Şaka yaptım, tamam. 😉