Görünmeyen Kuklacılar

Siz de hissediyor musunuz? Telefonumuzun ekranında akan o bitmek bilmeyen akış aslında bizi birbirine bağlamıyor, tam tersine kendi odalarımızda yalnızlaştırıyor. O görünmez algoritmalar sadece ne izleyeceğimizi seçmiyor, gizliden gizliye nasıl hissedeceğimizi de fısıldıyor.

​Shoshana Zuboff’un tabiriyle, bu hayatımızın “gözetim kapitalizmi” çarklarında tamamen birer kâr kalemine dönüştüğü bir sistem. Korkularımız, zayıflıklarımız, en insani zaaflarımız analiz ediliyor ve sessiz veri yığınları olarak satılıyor.

​Üstelik, Byung-Chul Han’ın da dediği gibi, bu dijital tempo bizi sürekli daha fazlasını yapmaya, daha çok üretmeye zorlayarak içten içe tüketiyor. Ruhumuz derin bir yorgunluk içinde.

​Belki de artık bu dijital kuklacıların iplerini biraz gevşetip, kendi hayatımızın gerçek kontrolünü elimize almanın zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?