Nusret’i diliyle tokatlayan adam : Okan Bayülgen!

0
1000

Bir söz vardır: “Medyayı arkasına alan kazanır” derler. Bu doğrudur. Fakat günümüz koşullarında bu sözü de güncellemek lazım geliyor. Bu sebeple ben bu sözü : “Sosyal medyayı arkasına alan kazanır” şeklinde değiştiriyorum. Her halini eleştirip masaya yatırdığımız bu medya, bizi aslında çoktan esir aldı da, biz bunu kabul etmemek için direniyoruz.

İşte bu sosyal medyanın göklere çıkardığı isimlerden biri de Nusret. Gariban Nusret’in büyük başarısı diye lanse edilerek bir anda popüler hale getirilen bu et fenomeni, hepimize yavaş yavaş sevdirildi. Mizah, bu bizim Nusret’i Kral ilan etmemizin en büyük unsuruydu. Bir mutfakta yarı çıplak gezen, taktığı güneş gözlüğüyle et tokatlayıp onu muazzam keskin bir bıçakla liğme liğme edip bir yerlere fırlatan bodur bir adama hayran olduk. Her yerde anlattık, adamı ti’ye alalım diye uğraşırken,kazandığı paranın hesabını yapınca adama saygı duyar olduk.

Nusret,sosyal medyada bu kadar aktifken onu kimse eleştirmeyi düşünemedi bile. O ne yaparsa yapsın, izleniyordu ve beğeni alıyordu. Elbet bir gün biri çıkıp: “Kral çıplak” diyecekti. Ve o isim de bizim gayet yakından tanıdığımız Okan Bayülgen oldu. Aslında Okan, Nusret’i böylesine eleştirirken bizim bilinçaltımızda ki antipatik Nusret düşüncemizi yüksek tondan seslendirdi. Aslında Okan burada Nusreti eleştirmiyordu. Kendi kültürünü, inanç ritüellerini unutmuş, dayatılan her fenomeni itirazsız benimseyen Türk toplumunu eleştiriyordu.

Okan, Nusret için ne demişti, bilmeyenler için tekrar bir paylaşayım :

“Yahu ölü hayvanlara vurulur mu, niye tokatlıyorsun? Böyle bir aptallığa artık prim vermeyin. Sadece Nusret değil hepsi, hemen bu aptalca modadan geri dönelim!

“Bu topraklarda yetişen insan düşen ekmeği yerden alıp öpüp başına koyarak kaldırır. Hayvana da tokat atmaz! Hatta hayvanı burdan kesip bıçakla öbürünün ağzına atmaz. Böyle bir şey yok terbiyesizlik! Bunlar bakıyorlar ki, et lokantalarının sahipleri; o tokatlıyor bu tokatlıyor. Sadece bir tanesi değil hepsi tokatlıyor. Kasabımızda bile bir gelenek var.

Bayülgen bu açıklamalarda sanki hakaret edermiş gibi görünse de, aslında olması gerekeni en saf haliyle bu milletin anlayabileceği netlikte anlatıyordu. Ya da buna bir çeşit “silkelenin ve kendinize gelin” tavsiyesi de diyebiliriz.

İşte ben de, bu Okan’ın bu toplumun temel değerlerine saygı duyuşuna alkış tutuyorum. Ve “iyi ki varsın” grubu listemin üst sıralarında kendisini her zaman iyi bir yerde ağırlıyorum..