
Deniz Seki’nin “Büyümüşsündür” şarkısını dinliyordum. Şarkıyı ilk defa dinlemenin keyfi ve beğenisiyle pür dikkat kesilmiş ve şarkıya bırakmışken, bir baktım ki şarkıdaki bir bölüm —üstelik nakarat bölümünde— o coşkulu vurgulama biçimi kafamı allak bullak etti! İlk başta “yanma dayan” olarak algıladığım o yer, aslında “yanmadan sönmüyor insan”mış; meğer şarkının sözlerine bakınca anladım. Yani bariz, belli bir prozodi hatası!
Benzer bir prozodi kazası Tarkan’ın bir şarkısında da geçer. Meşhur “Sen Başkasın” şarkısında Tarkan o nakaratı öyle garip uzatır ki, “sen başkasın” demek yerine kelimeyi uzatarak “sen başkasının” gibi anlaşılmasına yol açar. Bu durum beni her şarkıyı dinleyişimde gülümsetir.
Peki prozodi nedir? Teknik olarak prozodi, hecelerin konuşma dilindeki doğal vurgularının, uzunluklarının ve anlam özelliklerinin melodi ve ritimle kusursuz bir uyum içinde olması hâlidir. Hatalar genellikle, kelimelerin yapısındaki vurgu kalıpları ezgiye sığdırılırken kayar; soluklanma ve duraklama yerleri müzikal cümlenin akışını bozar veya sözlerin içerdiği duygu ile müziğin temposu arasında fecaat tezatlıklar oluşur.
Hatta şarkılarda prozodi hatası yapanları veya şarkıyı çok hızlı okuduğu için anlamadığım bölümleri dinlerken ben, kafamda hemen Kandıralı Ferdi gibi bir karakter canlandırıyorum. Hani şu, duyduğu şarkıları hiç sözlerine bakmadan, kendi algıladığı gibi uydurarak söyleyen o genç çocuk var ya, işte o aklıma geliyor.
Kısacası, müzik dünyasında prozodiye dikkat edilmemesi, bende ve eminim birçok müzikseverde olumsuz, keyif kaçırıcı hisler ortaya çıkarıyor. Bu arada şu yeni grup, yani “Crush” mıuydu neydi, onların şarkısında da bolca prozodi hatası olduğunu duydum bir müzik eğitmeninin videosunda. Emre Yücelen’di sanırım, ki kendisini çok severim, çok değerli bir müzik adamıdır. Bilâhare şu yeni grubun şarkısını da dinleyeyim bakalım nasılmış!






